Fenerbahçe için, Kadıköy'deki
Galatasaray maçları, beşinci mevsimin adıdır. Yağmurdan sonraki güneş.
Ama bir gerçek var,
"Aşklar savaşmadan kazanılmıyor!" Fenerbahçeli futbolcuları galibiyete sürükleyen en anlamlı gerçek emekti.
Emeğin tanrısı alın teridir, o da
Fenerbahçeli futbolcularda mevcuttu.
Selçuk hayatının maçını çıkardı,
Deivid dönüşünün resmini duvara astı.
Ve diğerleri de sezon başından beri özlenen
Fenerbahçe resmini astı yüreklere.
***
Pazar gecesi
Aslan'ın çürük cesareti vardı.
Kadıköy'deki sihre karşılık, yalandan bir direniş iksiri hazırlamıştı ama tutmadı.
İkinci golden sonra, oturduğu yerden kalkamayan
Emre Aşık'ın yüzünden detay aldım da, kazanmaya asla inanmamış bir resim gördüm.
Sadece
Lincoln için parantez açabilirim.
Tek başına kurtuluş savaşındaydı, yetmedi.
***
Cuma gecesi, İnönü Stadı'nda yangına rüzgar gerekiyordu.
Kocaelispor iki dakika esti ama
Beşiktaş yaktı, yıktı.
Beşiktaş'ın bir anda rakibi delik deşik eden bir futbol anlayışı kadar, güven vermeyen ikinci bir yüzü var ki...
Bunun adı tedirginlik.
***
Ankaraspor' daki harika yükseliş sürüyor.
Trabzonspor, kritik maçlar için, puan depolamayı ve liderliğini sürdürüyor.
Derbi maçının hakemi
Hüseyin Göçek, haftanın en berbat yönetimlerinden birini gösterdi. Hükümsüz bir duruşu vardı.
Bu haftaki hakemleri bir bir izlemelisiniz zaten. En çok da
Antalya-Sivas maçının hakemi
Bülent Yıldırım'ı...
Hakemlerin adaletten firar etmesi, bu yılın en kalıcı görüntüsüdür
Kimilerine ince saz, kimilerine yargısız infaz!
Ama insaf biraz!