Onuncu Köy'den darbe çağrısı Bekir Coşkun aslen nazik bir insandır ama, herhalde onun da "kristali" Tayyip Erdoğan ve AK Parti. Erdoğan'dan söz açılınca, ne demokrasiye bağlılığı kalıyor, ne de nezaketi. 6 Nisan günü şöyle yazmış: "...Darbe olması için şu üçünün olmaması gerekiyor: Devrim yasalarına hakaret; rejime karşı hareket; Cumhuriyet'e ihanet. Bu üçü var mı? Var... Erbakan'ın yetiştirdiği, ondan daha zeki ve kamuflajlı veletleri, onun başaramadığını başarıyorlar. Kendisini Atatürk devlar karşısında sessiz ve seyirci kalmalarına ihtimal veriyor musunrimlerinin ebedi bekçisi sayan ve elinde silâhlı güç olanların, tüm bu olanuz? Hayır... Önümüzdeki günler büyük olaylara gebe..." Yukarıdaki yazısından dolayı Bekir Coşkun bir hayli eleştiri almış olacak ki, ertesi gün açıklama yapmak zorunda kaldı: "Darbeler her seferinde Türkiye'yi beterin beterine sürükledi diyen bir yazı, darbe davetiyesi sayılabilir mi?" Evet... Bekir Coşkun, böyle bir cümle araya sıkıştırmış ama, yazının tümünü, bu karşı devrimin kesinkes durdurulacağına olan inancını vurgulamaya ayırmış. Şöyle diyor: "Bu karşı devrim mutlaka durdurulacak. Ama darbeli mi olacak, darbesiz mi..." Ve laik Cumhuriyet'in çocuklarını, seslerini yükseltmeye çağırıyor. Yukarıda bazı alıntılar yaptığımız yazı, Bekir Coşkun'un, "demokrasiye bağlılığını" değil, sadece "demokrasiye pamuk ipliği ile bağlı olduğunu" gösteriyor.