İşte size haftanın en tuhafı!! YAZIMIN bu kısmını Çarşamba sabahı tamamladım çünkü haftanın en tuhafı ile o günün sabahında, televizyon ekranında tanıştım. İsmi Buket Aras. Seda Sayan'ın ekran konuğu. Gencecik, güzel mi güzel bir kız çocuğu. Kız çocuğu diyorum çünkü hali tavrı, vücut dili onun ufacık kız olduğu izlenimini veriyor. Bu küçük kızın derdi büyük, oyuncağını elinden almışlar. O da kapı kapı dolaşıyor, derdine derman arıyor. Ama bilmiyor ki, yaptıkları nedeniyle ufacık yüreği daha büyük yaralar alıyor, büyükleri onu bu tavrından dolayı ayıplıyor, tü! kaka diyor.
İKİYÜZLÜLÜK ALDI BAŞINI GİDİYOR Hanım kızımız Emrah'la (uzun süre büyümemekte ısrar eden Küçük Emrah) tanışmış ve sanal ortamda işi pişirmiş. Bir ilişkiye girmiş ancak hikayenin sonu üzücü olmuş. Ve genelde olduğu gibi, bu bitiş taraflardan birini daha fazla üzmüş, ağlatmış, isyan ettirmiş. Buket Aras isyanlarda, "Emrah beni kullandı" diyor, ama "Duygusal olarak kullandı" demeyi ihmal etmiyor. Yani kızımız için mahremiyeti deşifre etmek ayıp sayılmazken, "Ciddi bir ilişkimiz vardı" dediği adamın eli eline değmiş olma ihtimalini yok saymaya çalışıyor. Peki değerlerde ikiyüzlülük neden aldı başını gidiyor? Neden ilişkilerin, aile içi sorunların televizyonda ciğeri sökülüyor? Ünlü olmayan insanların da başına gelmiyor mu bu yaşananlar? Yetişkin bir erkek, yetişkin bir kadının peşine takılıyor. Sözler vererek kızın gönlünü çelmeye çalışıyor ve flört başlıyor. Bunun adı ilişki oluyor veya mutlu ya da hain sona ulaşılıyor. Kadınlar da erkekler de ruh ikizini arıyor, doğru insanı bulana kadar deniyor. Ayrılıklarda iki tarafın canı eşit acıyla kavrulmuyor, iyi ama bu acıyı intikamla söndürmeye çalışmanın da yararı olmayacağını bilmek gerekiyor. Küçük kız, yetişkinler ilişkilerini böyle yaşıyor. Her elinden tutanı, her evlilik vaad edeni müstakbel kocamız sanmak hayata at gözlüğü ile bakmak anlamına geliyor. Dedim ya, herkesin bir miladı var. Onu doldurmadan hayat sana canın kocanı vermiyor. Ekranların önünde mahremiyeti pervasızca deşifre etmelere rağmen hanım kızımızdan "Hâlâ aşığım" diye bir şey duyuyorum. Milyonların önünde rezil etmeye çalıştığın adam, bu aşk çağrına nasıl tepki vermeli bilemiyorum.