
Kilolu birçok kişiye göre egzersizin anlamı, jimnastik salonları, yüzme havuzları, koşu alanları veya benzer yerlerde yapılan hareketlerdir. Oysa günlük yaşamda bazı alışkanlıklar da egzersiz yerine geçebilir. Örneğin kısa mesafelerde taşıt kullanmamak, asansöre binmemek, hızlı tempoyla yürümek, ev işlerini kendi kendine yapmaya çalışmak gibi.
Ciddi şişmanlık durumlarında, nefes problemleri, eklemlerle ilgili sorunlar ve denge güçlükleri söz konusudur. Buna bağlı olarak seçilecek aktivite düzeyi bireyin kapasitesine uygun olmalı ve yavaş yavaş arttırılmalıdır. Kilo kaybı başladıktan sonra egzersiz programlarının süresi ve güçlüğü kademeli olarak arttırılmalıdır.
Enerjiyi nasıl kullanırız? Vücudun yakıt seçimi, egzersizin yoğunluğuna göre değişmektedir. Futbol ve tenis kısa süreli yüksek efor ile birlikte dinlenme ve hafif yoğunluktaki egzersizlerden oluşur. Koşu ve bisiklet sporunda ise enerji gereksinimi, mesafe, rüzgarın etkisi gibi durumlara göre farklılık gösterir. Bunlara bağlı kalınarak vücut enerji gereksinimini karşılamak için değişik yakıt kaynaklarını kullanacaktır.
Koştuğunuz zaman kaslarınız koşu hızıyla orantılı olarak enerji kullanır. Eğer enerji kullanıldıktan çok kısa bir süre sonra yerine getirilmezse kaslar çalışmalarını sürdüremez, yavaşlar, hatta durur. Egzersiz süresince çalışan kaslar, depolanmış enerjiyi kinetik enerjiye ve ısı enerjisine dönüştürür.
Vücut yakıt depolarını egzersiz çeşidine göre nasıl kullanır? Aerobik egzersizler (vücut oksijeni kullanır) yapıldığı zaman vücudun yağ deposundan enerji yakmasını istiyorsak düşük yoğunluklu egzersizleri tercih etmeliyiz. Örneğin; düzenli tempolu yürüyüşler, hafif tempolu koşu, bisiklete binmek, yüzmek gibi. Mutlaka haftada en az 3 gün 45 dk uygulanmalı.
Ağır yorucu egzersizlerde özellikle karbonhidrat depoları çok daha yoğun kullanılır. Örneğin, saatte 7 km ve fazlasını koşmak, kürek çekmek, kısa deparlarda koşmak veya yüzmek gibi. Dolayısıyla burada önemli olan, gün içinde karbonhidrata çok daha fazla ihtiyacınız olduğunu unutmamaktır.