
Ne yazık ki Hayır! Aç kalma, biyolojik, psikolojik, sosyolojik bir kavramdır. Düzenli yemek yemediğimizde, stresli, üzgün, mutlu olduğumuz dönemlerde, hastalık veya uykusuzluk gibi problemler yaşadığımızda açlık kavramı oluşabilir. Yediklerimizin miktarı, çeşidi ve saati açlık durumunu direk etkileyebilir. Dolayısıyla açlık durumu 'Değişken-Süregelen-Yaşayan' bir olgudur.
Hangi durumlarda aç olduğumuzu hissederiz?*
Kahvaltı yapmamak Güne kahvaltısız başladığımızda ne yazık ki güne çok düşük kan şekeri ile başlamış oluruz. Bu durum, gün boyu, ihtiyacımız olan enerjiyi yeterli almadığımız için sürekli bir şeyler yememize veya akşama kadar hiçbir şey yemeyip, yeme sürecinin akşamüzeri yoğun olarak başlamasına neden olur.
Önerimiz, kahvaltıda, çavdar ekmeği, peynir-maydanoz-domates, 23 tam ceviz veya laktozsuz sütle yapılmış karışık müsli olabilir.
*
Öğün atlamak Gün içinde sadece bir veya iki kez yemek yeniyorsa açlık dönemi gün boyu sürer. Öğün atlamak, az yiyerek kan şekerimizin düşük seviyelerde kalmasına neden olduğumuzdan özellikle akşama doğru fark etmeden daha fazla yemek yemeye teşvik eder. Bu durum devam ederse özellikle kan şekerimizin seviyesini dengesiz hale getirerek daha çok acıkmamıza neden olur.
Önerimiz, her gün en az 4-5 öğün yemeli ve ara öğünlerde lifli gıdalar seçmeliyiz. (kepekli bisküviler, kuru meyvelerden; kuru kayısı-kuru incir-yaban mersini, taze meyve veya meyveli prebiyotik yoğurt olabilir)
*
Tek tip beslenmek Tek tip beslenmeye örnek vermemiz gerekirse, sürekli undan yapılmış gıdalar, makarna, pizza veya hamburger gibi besinlerle besleniyor, aşırı tatlı besinlere yöneliyorsak kan şekerimizin seviyesini dengesiz hale getirerek reaktif hipoglisemi sorununa yol açarak sürekli açlık hissine neden olabiliriz.
Önerimiz, her gün mutlaka sebzemeyve grubu ile beraber beyaz et türevleri ve süt ürünleri alınmalı, kompleks karbonhidratlarla (kepekli makarna, bulgur, çavdar ekmeği, çorba, kuru baklagiller vs..) ana öğünleri desteklemeliyiz
NOT: Hipoglisemi Kişide hipoglisemi (kan şekerinin çok düşük olması) mevcutsa ve bunu bilmiyor, bu soruna uyumlu beslenme programı uygulamıyorsa gün boyu açlık hisseder ve sürekli tahıl ağırlıklı veya hamurlu, tatlı besinlere yönelerek bilmeden yanlış beslenmeye devam edebilir. Bu durumda mutlaka beslenme uzmanına başvurmalıdır.
*
Aşırı spor yapmak Düzenli ve yoğun spor yapılıyor ve fark etmeden yetersiz besleniliyorsa vücut bazal metabolizma hızından çok daha fazla yakmaya başlar. Gün içinde daha fazla enerjiye ihtiyacı olmasına rağmen spor programına yönelik düzenli bir beslenme programı uygulanmıyorsa kişi ciddi oranda açlık hissetmeye başlar. Önerimiz, harcadığınız günlük enerji hesaplanarak doğru ölçülerde karbonhidratlı ve proteinli besinler spor öncesi ve sonrasına göre ayarlanmalı ve programa göre tüketilmelidir.
*
Uykusuzluk Uykusuzluk sorunuyla birlikte gece yemeleri bir sorun olarak karşımıza çıkabilir. Bu durum alışkanlık haline gelirse ne yazık ki pankreası duyarlı hale getirir ve insülin direnci artar. Sabah uyandığınızda kan şekeriniz düşebilir ve gün boyunca fark etmeden karbonhidratlı besinlere ( ekmek türevleri, börek, simit, makarna, pizza, mantı, tatlı besinler, şekerli ürünler vs..) yönelebilirsiniz ve bu durum da açlığı sürekli hale getirir. Önerimiz, uyandığınızda ilk olarak buzdolabına yöneliyorsanız, buzdolabınızın üzerine sizi uyarabilecek bir not yapıştırabilir, sadece süt veya su içebilirsiniz.
*
Su içmemek veya çok az içmek Su alışkanlığı olmayan kişilerin sıvı ihtiyaçlarını, özellikle çay, kahve, konsantre meyve suları ve asitli içeceklerden karşıladıklarını gözlemliyoruz. Bu durum özellikle şekerli sıvı alımını arttırmakta (mısır şurubu da bu birçok paketlenmiş içeceklerde mevcut) ve açlık kan şekerinizin bir anda artmasına ve sonrasında bir anda düşmesine neden olmaktadır.Bir anda artıp düşen kan şekeri, hipoglisemiye yol açtığı için açlık hissi oluşmaktadır. Önerimiz, içtiğiniz sıvıları azaltıp azalttığınız her bardak kadar su içmeyi deneyebilirsiniz. Her gün mutlaka 3 litreye yakın su içmeli ve bunu gün içine yaymalısınız.
*
Hormonel Problemler Ailede genetik yatkınlık varsa veya chekup sonuçlarında hormonel problemler ortaya çıkmışsa (Tiroid, Östrojen..) mutlaka beslenme danışmanına başvurmalısınız...