Merhaba Hakkı Baba!
Bayram kuzuları cennete gelmese, bayram olduğunu bile unutacaktım.
Geciktiğim için kusura bakma.
***
Bayramın birinci günü, ruhumun penceresinden anneme baktım.
O da bozguna uğramış bir mutfağın penceresinden, zalim hayata bakıyordu.
Yana yakıla...
Bütün anneler için çanlar çalarken, hala çalıyor mu belediye başkanları ve politikacılar?
***
Bayramın ikinci günü saçımı süpürge yapıp, anneme gönderdim.
Kokumu tanıdı, hıçkıra hıçkıra ağladı.
***
Suluboyayla cennet kuşlarının kanatlarını boyadık.
Sonra da beyaz bulutların arasına saldık.
Erik ağaçları bahar geldi zannetti, açtılar.
Ben erik yerken, farelerin dişleri kamaştı.
***
Küçük bir kız çocuğu geldi cennete.
Tecavüze uğramış, öldürmüşler.
Eskiden bizim ülkemizde böyle şeyler olduğunda, ülke ayağa kalkardı.
Anlattıklarını dinleyince, elim ayağım buz kesti. Geceyi batan güneşin koynunda geçirdik.
***
Geçen akşam yıldızları orak yaptık, tarlaları başak... Sabaha kadar yoksul insanlar için, torba torba buğday taşıdık.
Hepsinin kapılarına bıraktık.
Usulca ve karşılıksız.
***
Biliyoruz ki, ölülerin sevgi sohbeti, canlıların para sohbetinden değerlidir.
Dünyanın kapılarında sadece para geçiyor olabilir ama ölümden sonrası için, paranın cehennemde bile canı yok.
O yüzden cennetteki çocuklar adına, gazetelere ilan vermek istiyoruz.
"Hesabı yapılması gereken şey para değil, ölümdür" diye..
Fiyatı neyse öderiz.
***
Kendine iyi bak Hakkı Baba!
Zalimlerin arasında, daha iyi bak.