
Bak, fotoğrafımı bile çektirdim. Aynen de bu fotoda görüktüğü gibi; kollarımı iki yana açaraktan kucaklarım, sarar sarmalar ve "
ÖPERİM BÖYLE BELEDİYECİĞİ."
Siz şimdi "Tamam anladık öpüyon da hangi belediyeyi öpüyon?" dersiniz. Cevabım:
Hepsini. Yani parti, bölge, yaş, boy, huy, tanıdık, tanımadık filan ayırmadan hepiciğini tek tek öperim ki hak geçmesin.
YOK YAHU! Aslında tıkır tıkır çalışanları da var bazı seksiyonlarında. Mesela Büyükşehir halkla ilişkiler bölümden kardeşler diyor ki; "Büyükşehir Belediyesi ekipleri,
AKOM meteorolojik ihbar üzerine orta düzeyde alarma geçti. İtfaiye, Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü, İSKİ, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri muhtemel su birikintisi ve baskınlarına karşı tedbirleri aldı. Gelen ihbarlar doğrultusunda çalışmalar yaptı."
AYAMAMA DERESİ He he heee. "Orta düzey alarm" haa? Kırmızı alarmı hangi hallerde vereceksiniz? Eey ihvanlar, verseniz de ne edeceksiniz? Devam ediyorlar marifet bildirimine devam ediyorlar. Diyorlar ki: " Son 24 saat içinde İtfaiyeye
1059 su birikintisi ihbarı yapıldı. Ayamama deresi istinat duvarı çökmesi nedeniyle dere taşması meydana geldi. Alt geçitler ve bazı ev ve iş yerlerinin bodrum katlarını su bastı. Sular ekipler tarafından boşaltıldı. Yağışın İstanbul barajlarına yaradığı, metrekareyle ortalama 70 kg yağış düştü."
EŞİT MUAMELE Be kardeşim Ayamama Deresi'nin taşacağını bilmek için ne kahin olmaya ne belediyeci olmaya gerek yok. Bu dere ezeli bezeli taşar kudurur. Biz bi zamanlar dere kenarında bir binada gazetetelevizyon işi yapardık. Sabah'ı ve atv'yi neredeyse yıkacaktı o Ayamama. Alt katları su aldıydı, arşivler, cihazlar, stüdyolar sele karıştıydı. Yazıişleri kurmayları gazeteyi bile gidip Hürriyet'te hazırladılar günlerce.
ZENGİN FAKİR FARK ETMEZ Haa bu arada televizyonlarda genellikle gariban semtlerde, varoşlarda, gözden ırak köşelerde suya batmış evler, yolda yüzen eşyalar filan görüyoruz ya, ben özellikle kalburüstü(!) bir mevkide çektim bu fotoğrafları. "Belediyelerimiz taraf tutuyor, adaletli davranmıyor, varsıllara torpil piston, yoksullara teğet geçiyor" demesinler diye belgeledim durumu.
Diyeceğim odur ki, her yerde, her semtte durum vaziyetleri tıpkısının aynı. Siz de benden kopya çekip, onları içtenlikle 'öpün' olmaz mı?