Sorulara cevap Amcamınkızıylanişanlıyım(imamnikahımızdavar.Aradabirgörüşmekmaksadıylayaptık).Fakatsonradanöğrendiğimkadarıylabendoğardoğmaz2yaşınakadarnineminsütünüemmişim.Buyüzdenbizimevlenmemizcaizmidir,değilmidir? * Amcanın kızı senin süt kardeşin olur. Onun için onunla evlenemezsin. Yapmış olduğunuz nikah geçersizdir. Senin onu sevmiş olman bu nikahın geçerli olduğunu ifade etmez.
Bir "Müslüman erkek gayrimüslim bir kadınla evlenebilir, fakat kadın evlenemez" diye biliyorum. Yani Müslüman bir kadın Hıristiyan bir erkekle evlenebilir mi, evlenemez mi? * Maide suresinin 5. ayetine göre Müslüman bir erkek, tek Allah'a inanan bir Yahudi veya bir Hıristiyan kadınla evlenebilir. Ama Kur'an'da Müslüman bir kızın böyle bir erkeğe verilip verilmeyeceğinden bahsedilmez. Bunun anlamı, duruma göre evlenebilir, duruma göre evlenemezdir. Önemli olan, bu Müslüman kızın çocuklarını Müslüman olarak yetiştirebilmesidir. Çocuklarını Müslüman olarak yetiştiremeyecekse, bu evliliğin anlamı yoktur. Gelecekte çocukları Hıristiyan veya Yahudi olacaksa, evliliği yapmamakta yarar vardır.
Her şeyden önce Allah'tan başkası geleceği bilemez. Acaba astroloji sadece insan kişiliğine (genetik, çevre vs gibi) etkileyici faktörlerden biri olarak düşünülebilir mi? Batı ülkelerinde psikolojik-astroloji denilen bir konu üzerine çalışma yapan kişiler var. Bu kişilerin çoğu psikoloji gibi alanlarda doktora sahibi. Sizce astroloji üniversite ortamlarında, akademisyenler tarafından ele alınırsa insan ve toplum psikolojisi bilimine katkıda bulunabilir mi? Peygamberimiz Hz. Muhammed zamanında astroloji ile uğraşanlar sadece gelecekten haber verdiğini iddia eden falcılardı. İslam'ın psikolojik-astroloji denilen çalışmaya farklı bakış açısı olabilir mi? * İslam insanın geleceğini akıl, bilgi üzerine inşa edileceğini söyler. Astrolojik hurafeler üzerine hayat kurulamaz. Biz çalışırız, emek sarf ederiz, Yüce Allah bize hazinesinden verir. Geleceği sadece Allah bilir ve bizim çalışmamıza göre takdir eder ve verir. Geri kalmış ülkelerin insanları, böyle hurafelerle kendilerini avuturlar. Bilimin olduğu yerde, hurafeye yer yoktur. Sen çalış, başarılı bir öğrenim hayatının ardından işini belirle. Gerisini Allah'a bırak.
Amenerrasülü'nün başında Allah bizlere asla gücümüzün üzerinde bir yük yüklemeyeceğini söylüyor. Ne var ki daha sonra bu bize dua olarak öğretiliyor. Acaba başka konularda Allah zaten belli olan bir şey için bizlerden dua istemezken bu konuda neden istemekte? * Bakara suresinin son ayetinde Kur'an'ın temel ilkelerinden biri yer almaktadır. Yüce Allah insana gücünün yettiği ölçüde sorumluluk yüklemektedir. Ancak insan kendi faaliyetleriyle altından kalkamayacağı sorumlulukları üzerine alır. Altından kalkamayacağı işlerin altına girer. Neticede başarısızlıklarla dolu bir hayat çizgisi izleyerek ömrünü heder eder. Bu duruma birkaç örnek verebiliriz: Yetiştiremeyeceği halde çok sayıda çocuk edinir. Yetiştiremeyeceği için onları sokağa terk eder. Ne midelerini ne de beyinlerini doyurabilir. Çünkü çocuk doğurmak maharet değildir, maharet onları yetiştirmektir. Diğer taraftan bazı insanlar yalakalık yaparak bazı mevkilere gelmek ister ve gelir. Geldiği mevkinin işlerini perişan eder. Onun için en büyük erdemlerden biri, kendi kapasitesini bilip ona göre işlerin altına girmektir. Asla profesör olamayacak bir adamın buna teşebbüs etmesi ve sonunda olması, o mesleğin ölümü demektir. Belirttiğin ayette Allah'a dua ediyoruz ki, böyle hatalardan bizi korusun, bizi altından kalkamayacağımız işlerin altına sokmasın. Bu açıdan dinimize baktığımızda, insanın altından kalkamayacağı hiçbir hükmü onda bulmak mümkün değildir. Herkese kendi yaş ve cinsiyetine göre yükümlülükler sunmaktadır. Nisa suresinin 28. ayeti şöyledir: "Allah yüklerinizi hafifletmek ister, çünkü insan zayıf yaratılmıştır." Demek ki insan, doğası gereği zayıf yaratılmıştır. Yüce Allah onun bu doğasına göre de yükünü hafifletmekten yana muradını koymaktadır. Bizimde daima yükü hafif tutmamız gerekiyor. Eğitim ve iş hayatının temel kuralı olmalıdır.