Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon | Saklambaç | Astroloji | Arşiv | Ana Sayfa
Bugün: 21 Nisan 2007  
Yazar Arşivi
Misyonerliğe savaş açanlar
Türk milletinin hoşgörüsü

Misyonerliğe savaş açanlar

Hangimiz Rahşan Ecevit'in feryadını unutabiliriz: "Din elden gidiyor!"
Peki onu, milleti uyarmaya sevk eden gelişmeler nelerdi? Niçin böyle feryat figan ortalara dökülmüştü? Fe ner Patriği Barholomeos'a "ekümenik" sıfatının verilmesi gayretleri, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması için yapılan ısrarlar ve elbette "misyonerlik" faaliyetleri.
Bu faaliyetler, topraklarımızın yabancılara satılmasıyla paralel olarak yürütülüyor ve Rahşan Ecevit'in gözünde tehdit eşiği daha da yükseli yordu.
"15 Nisan 2005 tarihi itibarıyla, 52 bin 818 yabancı uyruklu şahıs, 272 milyon 511 bin 493 metrekare arazi ve gayrimenkul satın aldı. unun haricinde TC vatandaşları ve bazı şirketler aracılığıyla gizlice alınan arazi ve maden yatakları da var. Bunların ardında, Yunanistan ve Ermeni lobileri bulunuyor" sözleri gazetelerde yayımlanmış ama, rakamların doğru olmadığı hemen anlaşılmıştı.
Gerçekler, Rahşan Ecevit'i yolundan döndüremedi. Türkiye aleyhine adım adım yürütülen planı şöyle açıklıyordu: "Her şey inceden inceye hesaplanmış. Önce devlet, köylüden desteğini çekecek; sonra, Yabancıya Toprak Satışı Yasası yeniden düzenlenip ortaya sürülecek. Böylece yabancılar en verimli topraklarımızı çaresiz bırakılmış köylümüzden, çiftçimizden satın alacak... İsrail, Filistin'de oynadığı oyunun bir benzerini Türkiye ve GAP bölgesinde oynama hazırlığı içinde. GAP bölgesindeki toprakların çoğunu Yahudi kökenli Türkler vasıtasıyla ele geçirdiler; GAP bölgesinde 450 bin dönüm arazi aldılar... Türkiye'yi bölmenin bir yolu da vatandaşların dinlerini değiştirmelerinden geçtiği için, toprak alımıyla birlikte misyonerlik faaliyetleri de yoğunlaştırıldı."
Yukarıdaki iddiaların benzerlerini Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün'ün ağzından da çok duyduk. Aygün, "Türkiye'yi istikrarsızlaştırma, bölme ve Sevr Anlaşması'na uygun bir şekilde parçalama gayretlerinin yoğunlaştığı dönemlerde, misyoner faaliyetlerinin de yoğunlaşması tesadüf değildir" diyor, "vatanımızın bölünmez bütünlüğünü, milletimizin birlik, beraberlik, huzur, barış ve esenliğini ciddi şekilde tehdit eden misyoner faaliyetlerini mercek altına almaya" karar verdiğini söylüyordu. Bu yüzden de, Ankara Ticaret Odası, Tuncer Günay'ın hazırladığı "Misyoner Örgütleri ve Misyoner Faaliyetleri" isimli 330 sayfalık bir araştırma yayımlamıştı. Bu raporda, misyonerlerin, "Papalık'ın, gizli servislerin ve patriklerin 5. kolu" gibi çalıştıkları, dini yaymak, öğretmek kisvesi altında istihbarat topladıkları, etnik ayrılık ları kışkırttıkları ileri sürülüyordu.
Aygün'ün gözünde misyonerlik, çok büyük bir tehlike oluşturuyordu. Çünkü bu faaliyetler "Haçlı zihniyetinin bir devamıydı" ve "Avrupa Uyum Yasaları, misyonerlerin işini kolaylaştırmıştı; Türkiye'de adeta cirit atıyorlardı; evlere, dükkânlara kadar girip mürit arıyorlardı. Kısacası, ülkemiz misyonerlerin istilası altındaydı. İşgal için ille de silâh gerekmiyordu. Ellerinde din silâhı vardı."
Sinan Aygün'ün misyonerliğe karşı hassasiyeti, tek bir rapor yayımlamakla sınırlı değildi. Daha önce de, "Avrupa Birliği'nde maskeli balo, dayatmalar ve gerçekler" isimli bir el kitabı yayımlamış, bu kitabın içinde de Türkiye'de 136 bin Katolik misyoner, 106 bin Avrupa Birliği misyonerinin yoğun şekilde çalıştığı iddiasına yer vermişti.

***

Gelelim Malatya'daki cinayetin dinle ilgili boyutuna. 5 genç, yüz kızartıcı, utanç verici bu eylemi, İslâmiyet adına gerçekleştirmiş olsa dahi, buradan "Ülkede dinci tehlike var" sonucunu çıkaramayız. Dikkat ederseniz, bu gibi cinayetlere katılanlar arasında imam hatip okulu veyahut ilâhiyat fakültesi mezunlarına pek rastlanmıyor. Cinayet, cehaletten kaynaklanıyor: Din konusunda yeterince bilgisi olmayan bu gibi kişiler, kolayca kışkırtılıp yönlendiriliyor. Onları kışkırtanlar da, yukarıda sadece iki örneğini verdiğimiz zihniyetteki şahıslar. Elbette her dinde fanatizme meyledenler çıkabilir. Ama bu durum, dinin ve dindarlığın tehlike olduğunu göstermez. Sadece, daha iyi bir din eğitimi verilmesi gereğini ortaya çıkarır.
Unutmayalım ki, gençleri bu noktaya, son yıllarda dozunu iyice arttıran "ulusalcılık", "Ülke tehlikede" iddiaları ve "sahte bir Kuvay- Milliye ruhu" getirdi.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Bulunur kurtarıcı baht-ı kara maderini!!!   / 20-04-2007
 Cumhurbaşkanlığında ibre oynuyor   / 19-04-2007
 Nur Serter değişti mi?   / 18-04-2007
 Arınç aktif siyasete mi dönüyor?   / 17-04-2007
 Gazeteler ve farklı değerlendirmeler   / 14-04-2007
 Büyükanıt'tan gazetecilere demokrasi dersi   / 13-04-2007
 Darbe teşebbüsü unutulmasın   / 12-04-2007
 Zincirbozan   / 11-04-2007
 Hukuk ve siyaset   / 10-04-2007
 Ajans haberi aldatıcı   / 07-04-2007
GÜNCEL
İlaç İlaç vurgunu
İstanbul polisi, ilaç vurguncularına 2 ayrı operasyon düzenledi 40...
Orman cezası reyting yaptı
Gözaltı skandalı
Buruk mutluluk
Hayata ve acıya nakil
Dudak ısırtan azmin öyküsü
Domates 10 Nisan 5 Mayıs...
SPOR
Fener Fener Alayı
Ligde 33 maç - 3075 dakika sonra kazanılan penaltıyı Alex'le gole...
Bir rüya gercek oluyor
Tur Ali Sami Yen'de
Bugün saat 10.00'da
Poulsen'i beğendi
Yıldırım kızdı
3 dakikada bitirdi
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
HAVA DURUMU
İSTANBUL Az Bulutlu 18°C 6°C 
ANKARA Az Bulutlu 18°C 3°C 
İZMİR Az Bulutlu 25°C 10°C 
ANTALYA Az Bulutlu 22°C 14°C 
ADANA Az Bulutlu 23°C 10°C 
EKONOMİ
IMKB E: 47.189,530 D:% 1,90
DOLAR S: 1,344 D:% -0,81
EURO S: 1,829 D:% -0,71
AKTÜEL
GÜNE BAKIŞ
EKONOMİ
GÜNCEL
  Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon
| Saklambaç | Astroloji | Mobil Takvim | Reklam | Künye | Ana Sayfa
    Takvim Servisi
    Copyright © 2003, 2007 - Tüm hakları saklıdır.
Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım  Merkez Bilgi Grubu