Dink'e karşı psikolojik harekât Hrant Dink cinayeti deşildikçe, zihinlerdeki soru işaretleri çoğalıyor. Olaylar, Dink, Agos gazetesinde, Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'in Ermeni asıllı olduğu iddiasını ortaya attıktan sonra gelişti. 6Şubat2004'te "SabihaHatun'ungizlisırrı" başlığıyla Dink, Sabiha Gökçen'in yetimhaneden alınmış bir Ermeni olduğunu ileri sürdü. 21Şubat2004'te, Hürriyet bu haberi iktibas edince, hemen 22Şubat'ta Genelkurmay Başkanlığı'ndan sert bir açıklama geldi. Ertesi gün, İstanbul Vali Yardımcısı ErgünGüngör, Dink'i vilâyete çağırdı. Yanında biri kadın, biri erkek olmak üzere iki kişi vardı. Vali Yardımcısı onları "dostları" olarak tanıttı ve odada kalmalarında mahsur olup olmayacağını Dink'e sordu. Ama bu "dostlar" Hrant Dink'i adeta tehdit ettiler. En azından Dink, bunu böyle algıladı. Vali Yardımcısı pek konuşmamıştı. Odadaki iki kişi ise, "Bazıyazılarınıztoplumuntepkisiniçekebilir;ortalıkallakbullakolur;dahadikkatlihaberyapmanızgerekir" diye uyarılarda bulunmuştu. 24Şubat2004'te, birkaç gazetede, Hrant Dink'in şu cümlesi yayınlandı: "Türk'tenboşalacakozehirlikanınyerinidolduracaktemizkan,ErmenilerinErmenistan'lakuracağıasildamarındamevcuttur." Dink'in "Türklüğehakaretettiği" iddia edildi. 26Şubat2004'te, İstanbul Ülkü Ocakları İl Başkanı LeventTemiz'in başını çektiği bir grup, Agos'un kapısına gelerek sloganlar attı: "Yasev,yaterket","KahrolsunASALA","Birgeceansızıngelebiliriz" cümlelerini bağırdılar. Birkaç gün sonra, BüyükHukukçularBirliği ve onun başkanı Avukat KemalKerinçsiz, Şişli Cumhuriyet Savcılığı'na giderek, Hrant Dink hakkında 301'den dava açılmasını istedi. Görüldüğü gibi her şey, Sabiha Gökçen'in yetimhaneden çıkma bir Ermeni olduğu iddiasıyla başladı. Ve Hrant Dink'in daha önce kaleme aldığı bir yazı, "Türklüğehakaretettiği" iddiasıyla, Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasından hemen sonra, gazetelere ve yorumcuların köşelerine taşındı; sonra da yargı süreci başladı. Bu, belirli yerlerden kurgulanmış, Hrant Dink'i "cezalandırmaya" yönelik bir psikolojik harekâttı. Nitekim hükûmet, 301'den yargılanan Türkler'in işini kolaylaştırırken, belki de bu yüzden Hrant Dink'e sahip çıkamadı ve Dink, 6 ay ceza aldı. Ama üzerine "Türkdüşmanı" yaftası yapışmış oldu.