Pazar akşamı, Cem Yılmaz'ı izledim ekranda.
'Var mısın, Yok musun programında Acun Ilıcalı'nın konuğuydu da, hasta bir kız çocuğuna meleklik ediyordu.
Tüm zamanların en zeki adamı.
Ülkenin en asil komedyeni.
Güldürürken de zarif, ağlatırken de...
***
Etrafına insanların doluştuğu bir yer sofrası sanki... Hep aynı esprileri birbirine sufle eden yeni düzen komiklerine inat, espri yenileme bankası.
Bir bakıyorsunuz, eski zaman fotoğrafları kadar ciddi. Bir bakıyorsunuz kozmik kahkaha treniyle alıp götürüyor insanları...
Cem Yılmaz hayatın simya formülüdür.
Bu mutsuz ve umutsuz ülkenin, "10 dakika arasıdır."
***
Pazar gecesi, küçük kız çocuğuna umut verirken gösterdiği zarafete baktım.
Ağzına para lafını almadan, yardım etmenin ne demek olduğunu gösterdi.
Gülen yüzüyle, ağlayan adam konulu bir sergide gezdi usulca...
***
Yüzündeki çizgilere baktım da..
"Bu adam yaşayarak yaşlanıyor" dedim.
Ve ekranın karşısında haykırdım.
"Onun bu topraklarda kazandığı her kuruş helal olsun."