Bu hafta galasına gittiğim iki filmde de aşkteması bir şekilde işleniyordu. Biri, isminden de anlaşıldığı üzere, GelinlerinSavaşı.Tiffany&Co'nun evsahipliğinde City's Sineması'nda gerçekleşen galanın davetlileri pek tabii ki kadın ağırlıklı idi. Çok yakın ikiarkadaş olan Liv ve Emma, çocukluklarından beri evlenip gelin olacakları o günün hayalini kurarlar. Düğünhayalleri içerisinde ikisinin de vazgeçemediği tek ayrıntı, NewYork'un en ünlü düğün mekanı ThePlazaHotel'de evlenmek var. 26 yaşına geldiklerinde ikisi de evlenmeteklifi alır. Hayallerini gerçekleştirmek üzereyken evlilik danışmanının yaptığı bir hata sonucu aynıgün evleneceklerini öğrenirler. Hangisinin The Plaza Hotel'de evleneceği savaşı kimin kazanacağına bağlıdır. Hangi gelinin kazandığını söylemiyorum. Nişanlılık döneminde çiftler gerçekrenklerini belli ediyorlar. Kimisi daha iyibirilişkiye doğru ilerlerken kimisi ayrılık noktasına gelebiliyor. Aşkı bulmak zor ama bir o kadar da aşkısürdürmek zor... Ancak bu filmde zorluk, başlarına ne gelirse gelsin arkadaşlığısürdürebilmek üzerine. Eğlenceli, renkli, cıvıl cıvıl, keyifli bir film. Bu arada ufak bir not: Sarışın gelin rolündeki KateHudson'ın o güzelim yüzüne yaptırdığı burunestetiği gözümden kaçmadı; bence tüm tatlılığını kaybetmiş.