Kıbrıs şartı ve AB Rumlar, bütün adayı temsil edebilir mi? Çözümsüzlük, "Temsiledebilir" iddiasından kaynaklanıyor. Kıbrıs Rum kesimi, 1990'da AB'ye üyelik başvurusunda bulundu. 1995'e kadar olumlu bir cevap alamadı. 1995'te Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'ni gerçekleştirirken, Yunan vetosunu kırmak için, Kıbrıs Rumlarına taviz verildi. AB Bakanlar Konseyi, 1995'te, Rumların üyeliğine yeşil ışık yakarken, Rum hükûmetini, Avrupa Birliği'nin muhatabı olarak kabul etti. AB ile ilişkilerimizde, Kıbrıs'ın gölgesi hep devam etti. Türkiye'yi aday ülke ilân eden Helsinki zirvesinde, gene Kıbrıs'a atıf vardı. Türkiye'de kıyamet koptu ve Finlandiya Başbakanı Paavo Lipponen, Türkiye'ye gelerek, Kıbrıs'ınbirşartvekriterolmadığını,sadecesiyasidiyalogunbirunsuruolduğuna dair mektubu Ecevit'e takdim etti. Hiçbir şey fark etmedi. Hatta, KKTC'deki Türklerin referandumda Annan Planı'na "evet" demesi bile. Gene de olaya "Kıbrıs'ısatıyoruz" çerçevesinden bakılmamalı. Netice itibariyle, bir fiili durumla karşı karşıyayız. Kıbrıs Rum kesimi, Avrupa Birliği üyesi olduğuna göre, er geç limanları açmalıyız. Türkiye'nin AB perspektifini kaybetmesi çok daha tehlikeli.