MEHMET ŞEVKET EYGİ'YE SORU: Üstadım; ben Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayıyım. Bugün sokağa çıktım. Otobüs durağında işe gitmek için soğukta titreyerek bekleyen bir başörtülü kadının önünden yine başı örtülü olan ve cip süren bir başka kadın gördüm. Şimdi hocam sünnetli sakalı olup da otobüs durağında bekleyen bir adamın önünden yine sünnetli sakalı olan ve cip süren bir adam görürsem "Bi'daha görmeyeyim" mi demek hayırlıdır yoksa "Görürsem söylerim" demek mi hayırlıdır? Ortada bir "hayır" varsa "evet" demeniz yeterlidir. CEVAP: Kıymetli "namzet" kardeşim; Sayın Numan Kurtulmuş geçen gün Tuğba Özay'ın oynadığı bir filmin galasına katıldı. O galada Tuğba Özay'ın göğüsleri "4x4 cip farı" gibi duruyordu. Şimdi başı açık olup da otobüs bekleyen yüz binlerce kadın soğuktan tir tir titrerken galada başı (hatta göğsünün yarısı) açık olan Tuğba Özay ile fotoğraf çektirmek çekilebilir bir manzara mıdır? "Açılım" dedikse "Açılın saçılın" demedik. Hayır taş atmıyorum, sadece "Bu gala daşlı gala, cıngıllı daşlı gala" diyorum. Başka da bir şey demiyorum. NİHAT HATİPOĞLU'NA SORU: Hocam; benim iki kızım var; ikisin de başı kapalı.. Büyük kızım İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin "Tuvalet Temizleme ve Strateji Geliştirme Merkezi"nde tuvalet temizleyicisi olarak çalışmaktadır. Diğer kızım ise yüksek mimar olup aynı belediyede çalışmaya başlayacak. Şimdi hocam, Kemal Kılıçdaroğlu seçimi kazanırsa, büyük kızımın çalışabileceğini, küçük kızımın ise çalışamayacağını söylüyor. Evet hocam sorum şu: Başörtüsü Kuran'da var mı? Yeri varsa ve veri yoksa, yukarıda belirttiğim hususun demokraside yeri var mı? CEVAP: Muhterem kardeşim; adliyeler kamusal alan oluyor da tuvaletler niye kamusal alan sayılmıyor? Belediyeye ait tuvaletin lavabosunda abdest alındığında bağırılıp çağırılıyor da aynı tuvalette başörtüsü niye takılabiliyor? Kılıçdaroğlu belediye tuvaletinde çalışan başörtülü kadınlara izin verirse inanıyorum ki Başsavcı Yalçınkaya, anılan tuvaletlerin "laikliğe aykırı eylemlerin odağı" olduğu iddiasıyla dava açacaktır. Tuvaleti kapatmasına gerek yok, zira millet zaten bu davadan dolayı "kabız" olacaktır!
HAYDAR DÜMEN'E SORU: Haydar Bey; ben belediyedeki makam odamda bir kadınla muhabbet bağına girdim bu gece, ararım sorarım seni her yerde, ıssız gecelerde.. Bulmuşken sorayım: Soruya gelmeden önce ekleyeyim.. Başkanım kalkıp bana "Sen adam mısın ulan?" dedi. Ben de kendimi kurtarmak için "Ben Kemalist'im" dedim. Çünkü biliyorsunuz "Kemalist olmak adam olmaktır" diye özlü bir söz var. Sorum şu: İlhan Selçuk üzerine yemin ederim ki ben Kemalist değilim, yalan söylemiştim. Şimdi acaba ben otomatikman "eşcinsel" olarak nitelendirilir miyim? Yani ben "adam" değil miyim ayoool? CEVAP: Muhabbet bağına girmişsin madem, üzümü de yemişsin madem, bağını bana ne diye soruyorsun? Bir daha yalan söyleyip de "Ben Kemalist'im" diye konuş, yemin ediyorum seni rezil etmezsem ben "adam" değilim..
ŞÜKRÜ KIZILOT'A SORU: Sayın Kızılot; hani vergi dairelerinin girişinde yazar ya, "Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır" diye.. Ben sizden bu sözün açılımını istiyorum. Ben kağıt üzerinde sauna olarak görünen oysa gerçekte kadın eti satan, agresif büyüme trendi yakalamış "prezantabl bir inovatif müteşebbis" im. Çok da iyi bir "kazanç" elde ediyorum. Biliyorum, yaptığım iş kutsal bir iş değil.. "Çatır çatır" et satmama rağmen vergimi "gıdım gıdım" ödüyorum. Şimdi soruyorum: Ben vergimi gıdım gıdım değil de "tıkır tıkır" ödemiş olursam kazancım "kutsal" hale gelir mi? Bir soru daha: Biliyorsunuz, vakıflara ait mülklerin kazancı vergiden muaftır. Vergilendirilmedi diye şimdi bu vakıfların kazancı "kutsallık"tan çıkmış oluyor mu? CEVAP: Muhterem "mükellef"; ben "vergi" uzmanıyım. Bu tür "dinsel" mevzuları üstadımız ulu müçtehit Özdemir İnce ile büyük fakih yüce müfessir Ruhat Mengi pirimize danışınız. Ayrıca "Cari açık"a dikkat edip kaçak eti paraya "tahvil" ediniz. Vergi problemi olursa manşetten "Laiklik elden gidiyor" diye bağırınız. Biliyorsunuz "Manşetlendirilmiş kaos tüccarlığı kutsaldır"!