Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon | Saklambaç | Astroloji | E-gazete | Ana Sayfa
Bugün: 13 Şubat 2009  
Yazar Arşivi

'Başörtülü kadınlar jipe binemez' diyen tanınmış aday

Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Bekaroğlu'nun ajans5.com adlı sitedeki röportajı ilginçti.. Bekaroğlu, "Başörtüsü ile jip aynı anda olamaz mı?" sorusuna diyor ki:
"Evet olamaz. Çünkü jip insanlıkla uyuşmaz. Mütekebbirliktir. Uyuşmaz uyuşamaz."
Bekaroğlu devam ediyor: "Bir tarafta yanında küçük çocuğu ile otobüs durağında buz gibi havada bekleyen bir anne var; diğer tarafta ise jipiyle son sürat yanından geçen başka bir başörtülü.."
İşte Bekaroğlu'nun bu "çıkış noktası", daha doğrusu çıktığı nokta ile vardığı nokta arasındaki illiyet rabıtası (nedensellik bağı) problemli bir bağ oluşturuyor.
Şöyle ki: Bir kere, Bekaroğlu "Başörtülü bir kadın jipe binemez" diyerek cümleye yanlış bir kurguyla başlıyor; zira bu cümlenin "altyapısı" şöyle temellendiriliyor ve denilmek isteniyor ki:
"Başörtülü bir kadın jipe binemez; çünkü başörtülü bir kadın Müslüman bir kadındır. Müslümanlıkta da israf haramdır ."
Peki, işin günah boyutunu tartışmak hem bu köşenin hacmini hem de benim haddimi aşar ama bu cümlenin "mefhum-u muhalif"inden şu anlam çıkmış olmuyor mu?
O anlam da şudur: Başı açık kadınlar jipe binebilir, çünkü başı açık kadınlar dindar değildir. Eh dindar olmayan biri de israfa her zaman kapı aralar!
Bekaroğlu'nun özgürlük tutkusunu biliyorum, kastettiği elbette bu değil ama böyle bir anlam çıkarılmasına zemin hazırlamış olmuyor mu?
Oysa başı açık olup da jipe binmeyi, ister ekonomik nedenlerle, ister ekolojik sebeplerle, ister teolojik gerekçelerle reddeden kadın yok mudur?
Hatırlayalım, Bekaroğlu ne diyordu? " Başörtüsü ile jip aynı anda olamaz" diyordu değil mi?
Yani cümleyi "Jipe binmek israftan başka bir şey değildir; açık kapalı fark etmez, erkek kadın fark etmez, hiç kimse binmemelidir" şeklinde kurgulamış olsaydı mesele kalmamış olacaktı.
Hele hele, "Bir tarafta yanında küçük çocuğu ile otobüs durağında buz gibi havada bekleyen bir anne var, diğer tarafta ise jipiyle son sürat yanından geçen başka bir başörtülü.." demiş olması başlı başına yanlış bir temellendirmeden ibarettir..
Bu mantığa kapı aralayacak olursak, bir başka tespiti yapmak mümkün hale gelir ve biri çıkar der ki:
"Bir tarafta yemek pişirecek malzemeyi bulamayan ve evinde televizyonu dahi olmayan bir anne.. Diğer tarafta LCD ekran televizyonunda " Yemekteyiz " isimli programı izleyen başörtülü bir anne.."
Demek ki problem şurada: Türkiye'de minibüse binmek için yol parası olmayan başı açık ve başı örtülü kadınlar da var; jipiyle alışverişe giden başı açık ve başı örtülü kadınlar da var..
Dolayısıyla, bu sosyolojik tespiti yaparken LCD ekranı, lüks döşenmiş evi ve jipi olan "kadınlara" vurgu yapmak yerine "başörtülü kadınları" mercek altına almak pek çok yanlışı beraberinde getiriyor.
Bir kadın, ama başı örtülü ama başı açık, hem hayrını yapıyor ham de jipe "Hayır" demiyorsa bunun yanlış olan tarafı nedir?
Ya da bir kadın, ama başı örtülü ama başı açık, orta halli geliri olduğu için jipe binmiyor ama aç komşusuna bir tas çorba vermeye dahi tevessül veya tenezzül etmiyorsa, bunun doğru olan tarafı nedir?
Dolayısıyla "Soğuktan donan anneler orta yerde dururken, başörtülü kadın jipe binemez" demek yerine çıkıp şöyle demek daha insani, daha ahlaki ve daha dini bir yaklaşım değil midir?
"İster erkek ister kadın, ister başı açık ister başı kapalı, ister bir şişe süt bulamayan ister süt fabrikası olan, ister Müslüman ister Hıristiyan, kim olursa olsun bir insan israf etmemelidir"
Peygamberimiz "Başörtülü kadın iyi bir deveye binemez" mi diye buyurmuştu yoksa "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" ya da "Akarsu kenarında abdest aldığınızda bile suyu israf etmeyin" mi diye buyurmuştu?
Vergisini verip hayrını da yapan milyarder bir kadın jipe de binebilir; bu haram değildir. Başörtülü kadın için de bu böyledir..
Ancak vergisini vermeyen, hayır yapmayan,
zırnık bile koklatmayan bir kadın, lüzumsuz yere minibüse binerse işte bu haramdır, çünkü israftır..
Ölçü şudur: Çok "uzun" bir köşesi olan Hıncal Uluç'u okumak "zaman israfı" dır..
Çok "kısa" bir köşesi olan Yılmaz Özdil'i okumak ise israf mıdır bilmiyorum ama bunun " vakit kaybı " olduğu kesindir!
Bu iki isme bu köşede çok "kısa" bir yer ayırmak ise zannımca " vebal "den başka bir şey değildir!
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 İşte Bilal Erdoğan'ın o müthiş 'fırçası'   / 11-02-2009
 Bu 'namussuz' herife dikkat!   / 10-02-2009
 'Atatürk'e söven yazar'ı yazan yazar!   / 08-02-2009
 O da öldü...   / 08-02-2009
 Bir Sedat Ergin Klasiği   / 06-02-2009
 Bu "ayıp şeyleri" okuyunca şaşıracaksınız!   / 04-02-2009
 "Ahmet Hakan gibi kompleksli bir yazar"!   / 03-02-2009
 Oktay Ekşi'yi utandıran sahne!   / 31-01-2009
 Kılıçdaroğlu'ndan müthiş bir 'ayak oyunu'!   / 29-01-2009
GÜNCEL
Hırsızlar Hırsızlar AVM'de cirit atıyor
Her gün binlerce kişinin gittiği Profilo AVM'nin otoparkında bir...
Ölü anne nöbeti
İlkokulda aşk bıçağı
Uzungöl'de çığ: 1 ölü
Kadriye yatalak kalmasın!
Kıskanç eşten çıplak intikam
Evi mezar oldu
SPOR
Aday Aday olacağım iki yıldız alacağım
Fenerbahçe Başkanı'nın, "Takımın kötü gitmesini fırsat bilip siyaset...
Ünal Aysal geliyor
İşte çökertme planı
Beşiktaş düşünsün
Başbakan'a teşekkür
Yürüyen yürüyene
Efes'te seferberlik
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
HAVA DURUMU
İSTANBUL Kuvvetli Sağanak Yağışlı 11°C 7°C 
ANKARA Karla Karışık Yağmur 12°C 3°C 
İZMİR Kuvvetli Sağanak Yağışlı 14°C 11°C 
ANTALYA Kuvvetli Sağanak Yağışlı 16°C 10°C 
ADANA Gökgürültülü Sağanak Yağışlı 17°C 10°C 
EKONOMİ
IMKB E: 25.023,080 D:% -1,48
DOLAR S: 1,655 D:% 1,25
EURO S: 2,115 D:% 0,19
AKTÜEL
GÜNE BAKIŞ
EKONOMİ
GÜNCEL
  Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon
| Saklambaç | Astroloji | Mobil Takvim | Reklam | Künye | Gizlilik Bildirimi | Bize Ulaşın | Ana Sayfa
    Takvim Servisi
   
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003, 2008 - Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Turkuvaz Medya Dijital
Hepoku Sabahtan Al Haberi