Aşağıda arşivden derlenmiş ibretlik yazıları aktarmadan önce "Uzan İmparatorluğu"ndan kısaca bahsedeyim: Bu grubun neleri yoktu ki.. StarTV,Stargazetesi, çimento pazarının neredeyse yarısına yakınını oluşturan çimento fabrikaları, Telsim, İmar Bankası, Adabank gibi şirketler yanında Kepez Elektrik ve Çukurova Elektrik (ÇEAŞ) gibi iki dev elektrik üretim şirketi de bu gruptaydı. İşte Uzan Grubu'nun tasfiyesi12 Haziran 2003 tarihinde Kepez ve ÇEAŞ'a el konulması ile başladı. Peki Kepez ve ÇEAŞ'a el konulduğunda Hürriyet nasıl bir genel yayın politikası izledi? Ve aynı grubun,grubakazıkçakmışbazıyazarlarınasılbirtavıraldı? Bunu çok merak ediyordum ama elimde herhangi bir arşiv dokümanı yoktu. Merak ettiğim için "Bu yazarların eski yazılarına nasıl ulaşırım?" diyerek araştırmaya koyuldum. Hay araştırmaz olaydım; araştırmaz olaydım da bizim mesleğin nasıl bir utançla malul olduğunu bir kez daha görmemiş olaydım.. Şimdi lütfen arkanıza yaslanınız ve bu gazetenin 30 yıldır başyazarlığını yapan OktayEkşi ve aynı gazetenin neredeyse 15 yıldır yazı işleri müdürlüğünü yapan TufanTürenç ile YalçınDoğan'ın bu el koyma işlemi hakkında neler yazdıklarını ibretle okuyunuz. Şimdi sıralıyorum:
OKTAYEKŞİ..Tarih17Haziran2003: "Bu adama (Uzan'a) dikkat edin. Adamşirketleriylevatanıkarıştırıyor. Uzan ailesi para ödemeyi sevmez. Onlarla yaptığınız sözleşmede küçücük bir boşluk varsa onu kullanıp hakkınızın üstüne otururlar. Ama asıl mesele elbet bu değil... Amaç çok açık: Benkanunkuraltanımam. Benim üstüme kimse gelemez. İstersem devletin meşru kuvvetlerine de direnebilirim. Kafamı kızdırmasınlar, yapmayacağım şey yoktur, diyor. Böyle bir zihniyete (körtopal da olsa) 'bir hukuk devletinde' yaşadığı ve 'herkesinyasalarkarşısındaeşitolduğu' öğretilmezse, bu ihmalin bedelini hepimiz, üstelik çok ağır şekilde öderiz."
OKTAYEKŞİ..Tarih21Şubat2009: "Doğan Grubu'na 'Sizi de bazıları gibi mahvedeceğim' diyor. Ceza haksız ama haksızlığı ispat için yargıya gidince sonucu almak için en az üçdört sene beklenecek. Hayal mi görüyoruz, gerçekleri mi dile getiriyoruz, merak edenler geriye doğru yaşanmışları okuyup öğrensinler. Oradandersalsınlar. O zaman anlarlar niçin 'Bu filmi ikinci defa görüyoruz' dediğimizi.."
TUFANTÜRENÇ..16Haziran2003: "Doğrusunu söylemek gerekirse Uzanlar hakkında her siyasi parti böyle cesaretli bir karar alamaz.BuoperasyonaUzanGrubudışındaciddibiritirazdayok.Keyfifiyatuyguluyorlar,devleteyapmalarıgerekenödemeleriaksatıyorlar. Uzan cephesinden bakarsak, onlar bu operasyonu ne yazık ki hukuka aykırı bir eşkıyalık olarak tanımlıyor. Daha durun neler neler olacak, neler.."
TUFANTÜRENÇ..Tarih20Şubat2009: "Türkiye'nin en büyük yayın holdingisiniz. Size bağlı TV şirketinin yüzde 25 hissesini Almanya'nın önde gelen medya grubu Axel Springer'e 796.8 milyon liraya satıyorsunuz. Hükümetin görevlendirdiği vergi denetçisi bir şeyler bulmak talimatıyla incelemeler yapmak üzere geliyor. Türkiye'deki laik demokratik rejim hızla hukukun dışına, bilinmeyen mecralara doğru kayıyor. AKP iktidarında Uzanlar'ınvedahabirçoklarınınbaşınagelenlerden sonra şimdi de Aydın Doğan'ı yok etmeye çalışmak hangihukukasığar?"
YALÇINDOĞAN..17Şubat2003: "Uzanlar'a ait ÇEAŞ ile Kepez Elektrik'e el konması, son yıllardaki en önemli kararlardan biri.. AKP ise, bu kararı onaylıyor. Daha önce, tüm uyarılara rağmen, aynıcesaretibundanöncekihükümetlergösteremiyor. Türkiye'de önemli bir adım atılıyor. Konumu ve gücü ne olursa olsun, bundan böyle hiç kimse, yasalar karşısında kabadayılık yapma hakkına sahip değil. Kimseye imtiyaz yok. Kimseden korkmadan, yasaları uygulamak gerek. Hukukdevleti,yerineancakböyleoturabilir."
YALÇINDOĞAN..23Şubat2009: "Tayyip Erdoğan Doğan Grubu'na olmadık cezayı kesiyor. Bir değil, iki değil ceza üstüne ceza yağdırıyor. Hınçveöfkeylesaldırıyor. Erdoğan bu ve benzeri sahnelerden dolayı saldırıyor." Evet, yukarıda sıraladığım "bu üçlü çok güçlü"! Şu hale bakınız.. Uzan, medyada ve pek çok alanda Doğan'a rakip olduğu için "Uzan haksız, Erdoğan haklı; çünkü bu cesareti sadece Erdoğan gösterdi.." diyeceksiniz.. Sıra devletin bir başka kurumu, Doğan'a vergi cezası kesince "Doğan haklı, Erdoğan haksız, çünkü Erdoğan ülkeyi Ortadoğu karanlığına götürüyor.." diyeceksiniz.. Hani "hukuk devleti"nde yasalar önünde herkes eşit sayılmalıydı? İş Uzan'a gelince "Oh ne güzel oldu, yasalar uygulanmak zorundadır" diyeceksiniz.. Bu kez iş Doğan'a gelince, "Medya susturuluyor, laiklik tehlikede.." diyeceksiniz.. Uzan'ınmedyasıyokmuydu? Ya da bu memlekette 2003 yılında "bağımsız mahkemeler" vardı da şimdi "kadı sistemi" mi teessüs etti?! Doğan'a vergi cezası kesilince "Mahkemeler 4-5 yıl sürer.." diyenler, Uzan'ın şirketlerine el konulduğunda mahkemelerin 4-5 ayda sonuçlandığını mı zannediyordu?! Özetle, ben ne "enerji" ne de "vergi" uzmanıyım.. Belki, Uzan mahkum olup Doğan haklı çıkacak; belki de tersi olacak, bilmiyorum.. Ben "enerjisini" yalan dolan üzerine bina eden "algı"nın peşindeyim.. Ama neylersiniz ki "algı tarhı" üzerinden "algı ziyaı" diye bir kavram yok ki "algı cezası" da tahakkuk etmiş olsun!