
Hipoglisemi, yani kan şekerinin düşük olması durumu, gerçekte bir hastalık değil, bir sağlık durumudur. Yemek yedikten 2-5 saat sonra kan şekerinin düşmesi ile karakterizedir. İki öğün arasında kan şekeri 60-110 mg/ dl'de sabit kalır. Kan şekeri düzeyinin 40 mg/ dl'nin altına düşmesi hipoglisemi için bir uyarıdır. Kan şekeri normal düzeyin altına düştüğünde, enerji üreten hücreler için hemen yeterli miktarda glikoz bulunmaz. Bu durum terleme, hızlı kalp atışı, açlık gibi çeşitli durumlara yol açar.
İnsülin Nedir? İnsülin, pankreasın beta hücrelerinde üretilen ve kan şekerini düşürmeye yarayan bir hormondur.
İnsülin Direnci Nedir? İnsülin direnci, hedef dokuların (kas, karaciğer ve yağ dokusu) insüline olan cevabının azalmasıdır. İnsülin direncinin, tip 2 diyabetin gelişmesinin altında yatan primer defektlerden biri olduğu düşünülmektedir. Tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık %85'inde insülin direnci vardır.
İnsülin direnci genetik nedenlere bağlı olsa da, obezite, yaşlanma ve hareketsiz yaşam biçimi gibi faktörlerin de insülin direncinin gelişimini ve sonuçta tip 2 diyabet riskini arttırdığı unutulmamalıdır!
İnsülin direncini etkileyen faktörler Kandaki artmış trigiliserit (TG) seviyesi. Kandaki azalmış HDL kolesterol ve LDL kolesterol bileşimindeki değişiklikler. İnsülin direnci hem kalp hastalığında etkili olur, hem de hipertansiyona yol açarak zararlı etki gösterir.
Reaktif hipoglisemi Çok yoğun bir öğün tükettikten sonra, bu duruma tepki olarak vücudumuz çok fazla insülin salgılar. Bunun sonucu olarak kan şekeri normalin altına düşer. Ancak yemekten 24 saat sonrasına kadar oluşmaz. Bu durum diyabetin erken belirtisi olabilir. Tedavideki asıl amaç, her ne nedenle olursa olsun kan şekerimizi sabit tutmak olmalıdır. Bunu sağlamak amacıyla tedaviyi şu şekilde özetleyebiliriz.