Bizde öyle bir demokrasi var ki...
İnsanlar suçu olmadığını ispat etmek zorunda..
Suçu sabit olan politikacılar ise hesap vermek zorunda bile değil.
***
Ülkenin dekoru değişti, şimdi adaletsizlik karnavalı izliyoruz...
Demokrasi kirişte.
Her işte bir kural tanımazlık.
Herkes içindeki korkuluğu besliyor.
Bastırılmış bir toplum olduk.
Artık korku ülkesiyiz.
Dinlenme istasyonları arasında, özel hatların deşifre edildiği dedikodu cenneti.
Suya zehir karıştırmakla eşdeğer.
***
Ülkenin sözde aydınlarına bakıyorsunuz.
Parasal cümleleri iktidar!
"Demokrasi leşleri" diyorlar, öldürdükleri değerlere. Masum duyguların ederi yok.
Gazetelere bakıyorsunuz.
Adaletin soykırımındalar.
Ülkenin nereye sürüklendiği umurlarında bile değil. Eğildikçe eğiliyorlar.
***
Sanatçılara bakıyorsunuz, televizyonları sürükleyen erkeklere, kadınlara.
Aynaları para, tutkuları kokain!
Herkes kendi ahlaksızlığını resmediyor.
"Aman canım" diyor, "Ben mi kurtaracağım memleketi."
Bakımsız bir adaletin, bir gün karşısına adaletsiz suçlamalar getireceğini aklına bile getirmiyor.
***
Yüreklerde tel örgüler.
Komşunun komşuya güveni kalmadı artık. Herkes birbirinden işkilleniyor.
Hiç bu kadar karanlık olmamıştı bu ülke...
Hiç bu kadar ürkütücü...
***
12 Eylül'den beter izler bırakacak bugünler...
Çocukları korku tünellerinde büyütülen bir ülke, bunun vebalini pahalıya ödeyecek.
Er ya da geç!
***
Çünkü demokrasiyi sadece kendileri için kullanan kişiler. Kullanılırlar.