Hükümet, ülkemizde okul açığının kapatılması için yeni bir çözüm buldu. "Kiralık okul" uygulaması.
Kanun tasarısı hazırlanıp Meclis'e gönderildi.
Bu tasarıya göre, kişi ve kuruluşlar ister kendi arazisi üzerine, ister kamu arazisi üzerine okul yapıp devlete kiralayabilecek. Projeye başlamadan da devlet tarafından 49 yıllığına kiralama garantisi alabilecekler.
İlk bakışta hiç de fena görünmüyor. Birincisi devlet, yeterli kaynak ayıramadığı için, bir türlü çözemediği okullaşma açığını büyük oranda kapatmış olacak.
İkincisi de yatırımcıya yeni iş alanları açılacak, dolayısıyla ekonomiye de katkı sağlanacaktır. Bu noktada, kira miktarının rayiçlere yakın olması önemlidir.
***
Bu uygulama başlatılabilirse, önceliğin "okul öncesi eğitime" verilmesinde son derece yarar vardır. Zaten ilköğretimde okullaşma yüzde 98'lerde. Yani burada artık eğitim standardının yükseltilmesine yoğunlaşmalıyız. Lise ve yüksek öğretime gelmeden temeli sağlamlaştırmalıyız.
İşe, "erken çocukluk eğitimi" diye adlandırılan 2-4 yaşın eğitiminden başlamalıyız. Sonra 5 ve 6 yaşın eğitimi. Bu eğitim hizmeti devlet tarafından Edirne'den Ardahan'a kadar Türkiye genelinde bütün çocuklarımıza sunulmalıdır. Ancak bu şekilde eğitime sağlıklı bir temel oluşturabiliriz.
Bu temel sağlam olmazsa, üzerine ekleyeceğimiz lise, üniversite eğitimi ne denli sağlıklı olabilir?
***
6 yaş çocukların eğitiminde, toplum ve devlet olarak her geçen yıl duyarlılığımız daha da artıyor. Okullaşma oranında yüzde 30'lara geldik. 5 yaş eğitiminde de kıpırdamalar olumlu. Biliyorum yeterli değil. Ama gelişme içerisinde olması umut veriyor.
İnsanlarımız artık anaokullarını "Çalışan annelerin çocuğunu bıraktığı yer" olarak algılamıyor, "okul" olarak görüyor. Ama ne yazık ki 2-4 yaş grubunun eğitiminde henüz bu duyarlılığı gösteremiyoruz. Oysa çocukların beyin gelişiminin yüzde 70'i, 5 yaşına kadar şekilleniyor. Zihinsel ve sosyal becerileri de... Eğitim bilimciler, en kolay yabancı dil öğrenme yaşının, yine 5 yaşına kadar olduğunu iddia ediyor.
Düşünün, 5 yaşa kadarki süre ne kadar önemli.
***
Elbette, koskoca Türkiye'nin yıllardan beri gelen eğitim problemlerini hemen çözemeyiz. Bunu kimseden de beklemiyoruz. Her şey güç ve denge meselesi.
Ancak bu kiralama yöntemini ben çok tuttum. Sakın kiralayacak malım olduğu sanılmasın. Yok. Az kaynakla çok iş yapma imkanı sağladığı için destekliyorum. Örneğin 20 yılda ulaşabileceğimiz okullaşma oranına, 1-2 yılda ulaşabiliriz. Eğitim adına 18 yıl kazanıyorsunuz. Fena mı?
Yalnız bu konuda yetkililerden tek isteğim var, bu işi 2-6 yaş çocukların eğitiminden başlatın lütfen. Türkiyem'in köylerinde bile tam donanımlı anaokulları olsun.
Gerisine sonra bakarız.