Gazetecilere yakın yer mi seçildi?
Dedeman Oteli'nde her kanaldan, her gazeteden ekip eksik olmuyor. Özellikle sınır ötesi harekat sözleri edildiğinden beri, bölgede çok sayıda meslektaşımız her an görev başında. Şırnak, Cizre, Habur tarafına giden medya mensuplarının da çoğu hareket noktası olarak Diyarbakır'ı kullanıyor. Otel yönetimi ve çalışanları basın mensuplarına karşı son derece sıcak davrandığı için tercih genellikle burası oluyor.
VIPTRİBÜNÜGİBİ Bizim gibi Diyarbakır'da üslenen, başka bir yere gitmeden sabit nokta görevi talimatı alanlar da eklenince, Dedeman'ın gazeteci müşterisi hayli kalabalık. Bombanın patladığı yer ise otelin 50 metre ötesi. Camlardan, terastan, balkondan olay yerinde ne olup bittiğini çıplak gözle izlemek, VIP tribününden maç izlemek kadar rahat.
AMAÇPROPAGANDAMI? Saat 17.00 suları ise tüm basın mensuplarının haber yazmak, fotoğraf ya da görüntü geçmek, biraz yorgunluk atıp 2 saat sonraki canlı yayınlara güç toplamak için otele geldiği anlar. Bu benim de diğer meslektaşlarımın da kafasını kurcalıyor. "Acaba olayın dehşet boyutunu artırıp, propagandanın daha büyük olacağını düşünerek kameralara en yakın bu merkezi mi seçtiler?" diye soruyoruz birbirimize.
İLKANONSLAR Öyle ya, bomba patladıktan 2 ya da 3 dakika sonra, alevlerin yamacında en az 5-6 kamera çalışıyor, flaşlar patlıyor, anonslar yapılıyor. Duman ve alevden göz gözü görmediği için ölen, yaralanan var mı hiç belli değil. Hatta "Kimsenin canı yanmadı, gelen mala geldi" diye yaptığımız ilk anonslar bile var. Ne zaman ki itfaiye araçları yakındaki istasyondan gelip köpüğü, suyu basıyor; facianın boyutunu ancak o zaman kavrıyoruz. Ölü bedenler, ağır yaralılar, kan içinde yerde sürünen insanlar, çığlık çığlığa çocuklar, kaçanlar, polis sirenleri, ambulanslar...
ESASHEDEF... Polis müdürlerine bu kuşkumuzu iletiyoruz. Yanıtları "Biz de ihtimaller arasında gördük bunu. Ama esas hedef görevden dönen ve lojmanına girmek üzere olan askeri personel olduğu için eylem yeri seçiminde esas bu dikkate alınmıştır" oluyor.