Düşler ve gerçekler
Seçimden sonra izliyorum da, hâlâ en renkli resimleri AKP asıyor duvarlara. Yeni hedef, belediye başkanı kadınlar... Diğer tarafa bakıyorum, suçu üzerine almayanlar mazeret şakşakçısı.
***
Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı, hep gizemli bir sır ve partisini güçlendiren sihir olarak kalacaksa, bu düzenin karşısında duran partiler kaybetmeye mahkum olacaktır. Demokrasinin yasaklandığı bir festivalde dans etmekle, Bodrum'da dans etmek arasındaki farkı, gelecek günler daha iyi gösterecek. Özellikle de CHP'ye...
***
Hayat bazen görünmeyen bir direnişin emrindedir. Görünenler, ellerinde bayraklarla meydanları doldurdu. Görünmeyenler sandıkları. Her zaman diyorum. Kör gözle gördüğünüz düşler, gören gözlerle gördüğünüz gerçeklerden çok daha anlamlıdır.
***
Yenilgilerin sebebini kendi dışında arayanlar, gerçeklere başka pencerelerden bakmadıkça, yenilmeye mahkumdur. Düşlerini korkularına gelin edenlere bir önerim var. "İki kişiden biri AKP'ye oy verdi" düşüncesine karşılık. "İki kişiden biri AKP'ye oy vermedi" düşüncesini üretebilirler. Bozguna panzehir olarak! Ama acı bir gerçeği de parantez içine almak şartıyla. "5 kişiden 4'ü CHP'ye oy vermedi..."
***
Hâlâ, gerçeklerle mücadele etmesi gerektiğini öğrenemeyen bir CHP'nin, sadece Cumhurbaşkanlığı meselesini "gerdiği iplere sermekle", ayakta kalması mümkün değildir. CHP'nin bütün kalelerine "işçilik servisi" yapan AKP'nin, yerel seçimlerde de tulum çıkartması olağan sayılmalıdır.