Demirel'le sohbet Demirel'i Fox televizyonundaki programıma katılması için davet ettim. Henüz, hiçbir şey berrak olmadığından dolayı konuşmak istemiyor. Konuşmak istemiyor diye, telefona cevap vermemezlik de yapmıyor. Keşke onun bu nezaketi, bugünkü politikacılara örnek olsa. Hepsi için söylemiyorum ama, pek çoğu, işlerine gelmeyince sırra kadem basıyorlar. Medeni bir insan, olumsuz cevap verecekse de telefona çıkar, düşüncelerini söyler ve özür beyan eder. Demirel daima kolay diyalog kurulan bir insan olmuştur. Zaten, yakın bildiği isimleri sekreterine aratmaz, doğrudan kendisi arar; şaşırıverirsiniz. Çünkü telefonun ucundaki ses "BenSüleymanDemirel.Beniaramışsın" der.
***
Uzun yıllardır üslûbu hiç değişmedi Demirel'in. - BenSüleymanDemirel,beniaramışsın. Önce davetimi yaptım; sonra da fırsat bu fırsat biraz lâfladık. Demirel, cumhuriyet mitinglerini çok önemsiyor. "Bumitinglerinorganizatörlerindenenönemlisi,Türkiye'dedarbeteşebbüsündebulunanŞenerEruygurPaşadeğilmi?" diyecek oldum, kesin bir dille reddetti: "Hiçbirdönemde,hiçbirsiyasipartibukadarbüyükbirkalabalıktoparlayamamıştır.Buhalkın,bunaldığınıgösterir." - Peki bu bunalım nasıl geçecek? - Temsildeadaletsağlanmalı.Aksitakdirdeseçim,Anayasa'yaaykırıolur.Ülkedeistikrarkadar,temsildeadaletdeönemli.Temsildeadaletsağlanmayınca,ülkedeistikrardakalmıyor. Keşke Süleyman Demirel programımıza katılsa da, kendisiyle uzun uzun konuşsak. Ben ısrarlı davranmaya devam edeceğim. Günlük meselelere girmeden, genel anlamda bize, "laikcumhuriyet" ile "demokrasi" arasında bir gerginlik niçin doğdu, onu anlatsa yeter. Demirel, Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesini istiyor. Bu defa, kendisiyle birlikte hareket eden camia ile sanki aykırı düşüyor. Ama o öteden beri Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesini istedi. Merkez sağda, kendisinin, toparlayıcı bir aday olacağını düşünüyor. Halk Cumhurbaşkanı'nı seçerse, adaylığını koyabilir. Çünkü 28 Şubat'ta, laiklik üzerinde titizlenenler, onun çok iyi bir cumhurbaşkanlığı yaptığı kanaatinde.
***
"Cumhurbaşkanı'nıhalkseçse,budefahükûmetleçatışmaçıkmazmı?" diye meşhur klasik soruyu yöneltiyorum. İşte cevabı: - BugünküşartlardaCumhurbaşkanı'nıParlamentoseçinceeksikyetkimikullanıyor?Veyahuthalkseçtidiye,Anayasa'dakimevcutyetkilerdendahafazlasınımıkullanacakCumhurbaşkanı? Zaman zaman Süleyman Demirel'e haksızlık yapılıyor. Hele sağdaki birlikteliği onun bozduğu iddiası, tamamen hayal mahsulü. Bir kere İlhan Kesici'yi CHP'ye gönderen Demirel değil. Kesici tek başına hareket etti. Demirel, Demokrat Parti'nin ANAVATAN'la işbirliği yaparak barajı geçmesini neden istemesin? İşbirliği, tamamen menfaat çatışması yüzünden bozuldu. Erkan Mumcu, gerekli teminatları almadan, ANAVATAN'ın mal varlığını kaptırmak istemedi. Bu yazıyı kaleme aldığımızda müzakereler sürüyordu. Belki CHP-DSP modelinde görüldüğü gibi, sadece seçimlerde bir işbirliği yapılır; sonra da "Taksepetikoluna,herkeskendiyoluna" formülü uygulanır. Erkan Mumcu ve bazı arkadaşları, Demokrat Parti listelerinden seçime girerler; baraj aşılırsa, milletvekili seçilirler ama, tek bir çatı altında kalacaklarını hiç sanmıyorum. Erkan Mumcu, Mehmet Ağar'ın genel başkanlığını uzun vadede hazmetmeyecektir. Zaten, Demokrat Parti'nin barajı aşacağından kuşku duyanlar, adaylıktan çekildi bile. ANAVATAN'da da büyük bir çalkantı meydana geldi. Halk nasıl güven duysun da, destek versin? Keşke, bütünleştirme gayreti hiç ortaya çıkmasaydı. O zaman, DYP veya Demokrat Parti, göz dolduran adaylarla, ANAVATAN'a ihtiyaç duymadan bir noktaya gelebilirdi. Ama, artık atı alan Üsküdar'ı geçti. Ağar'ın partisi baraj altında kalırsa, DYP'de Tansu Çiller'li günler başlayabilir.