Abdullah Avcı...
Ekmeğini alın terine banarak, İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u Süper Lig'e çıkaran AbdullahAvcı'yı, yeni keşfediyor futbol medyası. Futbolun mücevher kutusunu. Yanındaki ArifErdem ve MahirGünok adlı işaret fişekleriyle... Böyle bir ekip ruhunun yarattığı gurur tablosuna bakıyorum. Emeğin ve bilginin karşısında hiçbir şeyin duramayacağını görüyorum. Onun takımına kattığı arkadaşlık ve futbol bilgisi, bugün çok az teknik adamda varsa, her şeyin sebebi var.. Arkasında taraftar gücü olmadan, bir takımı kör ışıklar arenasında böylesine bir başarıya taşımak herkesin harcı değil. O yürek ve bilgi ondayken, hiçbir başarısı da şaşırtıcı değil aslında. Hiçbir yüksekliğin başını döndüremediği bir futbol adamının anonslarını yıllar önce vermiştim. Ağzıyla kuş tutan adamın, şimdi duvarlara yeni afişlerini asıyorum gururla. AbdullahAvcı gibilerinin, futbolumuza tümüyle egemen olduğu günler, ülkemizin "melekligünleri" olacaktır. "Adamgibidurmak" herkesin yapabildiği bir şey değil çünkü. Bunun adı saygın imzadır. AbdullahAvcı'nın adı şu sıralar başka takımlarla da anılıyor. İçindeki yarım kalan romanları, ne zaman bitirmesi gerektiğini bizlerden iyi bilir. İnsanların başıyla top oynayanlar dünyasında, Abdullah Avcı'nın ayak bastığı her yere, insanlık ve spor ruhunu transfer edeceğini biliyorum. Onun göğsü de karanfilli, dili de... Yerli antrenörlüğün yeni hali olarak alkışlanan böyle adamlar çoğaldıkça... Ne analar çocuklarını maça göndermekten korkar hale gelecektir. Ne de teknik direktörlük, kan sıçratacaktır çiçeklere...