İpim ve kuyum
Ne zaman içim kararsa güneşe bakarım. Ne zaman karanlık bir adam görsem, kibrit çakarım. Bakmayın benim uysal denizlerde seyir ettiğime. Ben pire için yorgan yakarım.
***
Gazeteci oldum da ne oldu sanki? Hangi politikacıya yanak uzattım, hangi iktidarın uçağında yer kapmak için yan yattım. Benim alfabemde harfler yürek hesabıyla ölçülür, dolar hesabına inat. Benim gibileri geçmiş zamanın aksidir de, bana da "Aksiadam" derler.
***
Tersine giderim, gidilmesi gereken ne kadar yanlış varsa... Batarken bile gemiyi terk etmem ama ekmeğime göz dikenleri affetmem. Bu yaşıma kadar kavgaların içinde kaldıysam vardır bir sebebi. Soytarıların eline sebil edilen düzene itirazım vardır da, itiraflarımın hükmü yoktur. Gözlerim kapalıdır televizyon denilen pespaye kutularına. Kolay para kazanmanın gazetecilerini de, şarkıcılarını da yerden yere vurmayı severim ya, o yüzden sevmeyenim de çoktur.
***
Namuslu insanlar için kahrolurum, kirli bir ülkenin çirkin düzeninde. Gönlümde zerre kadar saygısı kalmamıştır, düzene yenilmiş yazarın da çizerin de... Şiirler yazıyorum diye, beni şarkıların cümbüşünde ararlar. Oysa hayatın içindeyim hâlâ... Yalan değil, sizlerden daha yürekli okuyucular bulsam, sırra kadem basarım. Yaşamak düellosunda kılıcım keskindir. İnsanlıktan nasibini almamış adamları, yetimin öksüzün hakkını yiyen belediye ihalecilerini her gece yüreğimde asarım.
***
Benim ipimle kuyuya inilmez. Boğulmayı göze alacaksınız.