
Biz kadınlar zaman zaman yüzümüze makyaj yaparız. "Zaman zaman" diyorum çünkü her kadın farklıdır.
Kimisi makyajsız sokağa çıkamaz; kimisi doğallığı tercih eder.
Makyaj sayesinde yorgunluğumuzu gizleyebiliriz veya yüz hatlarımızı belirgin hale getirebiliriz.
Güzelleşiriz.
Erkekler de ise durum çok farklıdır. Onlar nasıl ise öyledirler.
Yüzlerini, estetik ameliyat olmadıkları sürece, değiştirme imkanları pek yoktur. Olduğu gibidirler. Erkek olmak bu yönden hem avantajlı hem de değil. Gece yatarken makyaj temizleme derdi veya sokağa çıkarken zaman ayırıp makyaj yapma derdi yoktur. Ama yüzü güzel değilse de yapacak pek bir şey de yoktur.
Ben de makyaj yapmayı, süslenmeyi severim.
Ama bir o kadar doğal ve yalın olmayı da... İşim gereği zaten çekimlerde veya sunuculuklarda makyaj yapılıyor.
Günlük hayatımda tertemiz bir yüzle dolaşmayı tercih ediyorum. Hatta sık sık spor yapan biri olarak üzerime rahat eşofmanlar geçirmeyi de alışkanlık haline getirdim.
Spordan sonra duşumu alıp dışarı çıktığımda hala güzel görünmek isterim. Veya özenerek gittiğim bir akşam yemeğinden sonra rujumun hala dudaklarımda durmasını isterim. Dikkat edin; kadınların çantasında mutlaka bir ruj veya parlatıcı bulunur. Her seferinde ruj tazelemek için...
Şimdi de şunu hayal edin. Yemekten, spordan veya öpüştükten sonra dudaklarınızda hala ruj varmış gibi duruyor. Üstelik rujunuz sizin teninize uygun bir renk tonunda ve kusursuz bir görünümde. Kalıcı. Hiç çıkmıyor.
Ben de bunu hep hayal ederdim; evde dolanırken bile yüzüm güzel olsun. Artık bu hayalime kavuştum. Long-Time-Liner kalıcı makyaj sayesinde.
Bu teknik, 18 yıl önce Almanya'da geliştirilmiş.
En gelişmiş kozmetik mikro pigmentasyon tekniği.
Tüm bu bilgileri dudağımı yaptırmadan önce öğrendim. İçim rahat ve gayet hevesli bir şekilde Levent'teki merkezlerinde işlemin yapılacağı yatağa uzandım. Yüzlerine bakmaya doyamadığım güzellik uzmanları arasında beklerken içimden işlemin bir an önce bitmesini ve güzel dudaklara sahip olmayı düşledim.
Uzman hanım, önce kalem ile dudaklarımın ön çizimini yaptı. Elimde ayna, şuraya biraz daha, buraya şöyle gibi kendimce talimatlar verdim.
İnce dudaklarım biraz daha dolgun dursun istedim. Doğallığı bozmamak adına fazla abartmadılar, zaten izin de vermediler. Sadece çevresini belirginleştirebilirlermiş. Aklıma yattı.
İstediğim açık pembe tonunda dudağım kontürlenmeye başlandı. İncecik bir iğne ucuyla dudağın kenarlarına ve içine işlem yapıldı. Sivrisinek ısırığı gibi bir sızı ile bir saate yakın haşır neşir oldum. Belli bir süre sonra zaten hissetmemeye başlıyorsunuz.
İşlem sonunda dudaklarım Angelina Jolie gibiydi ama ertesi gün şiş indi. Her geçen gün de daha hoş oldu. Ve sonunda hayalimdeki gibi belirgin dudaklara sahip oldum.
Artık yanımda ruj taşımıyorum. Sadece bakım kremli bir parlatıcı. 24 saat boyunca net bir yüze kavuşmak çok rahatmış. Şimdi sabırsızlıkla yaz mevsimini bekliyorum; denizde yüzdükten sonra da dudaklarım hala pembe renkte olacak diye...