Dikkatinizi çekiyor mu?
Son 2 aydır Türkiye'nin Irak'taki temasları yoğunlaştı.
Irak Özel Temsilcimiz Büyükelçi Murat Özçelik geçen hafta yine Barzani ile görüştü.
Peki ardı ardına yapılan bu görüşmelerin, diplomasi trafiğinin hedefinde ne var? Özellikle Irak'ın kuzeyinde yakın gelecekte neler olabilir?
***
Sadece diplomatik temasları değil, Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nun toplantılarını ve İç Güvenlik Müsteşarlığı'nın kuruluş çalışmalarını birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Belli ki, bölücü terörü kurutma yolunda "cesur" adımlar atılacak.
Bu adımlar atılırken devletin tüm kurumları arasında "işbirliği" dikkat çekiyor.
Yani "siyasi irade"nin tercihinden öte, askeri kanadın da "karşı çıkmadığı" adımlar gündemde.
***
Önceki gün Taraf gazetesinde Yasemin Çongar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin istihbarat raporundan alıntı yapmıştı.
20 Ocak 2009 tarihli İç İstihbarat Raporu'nda PKK'nın silah bırakmasını sağlayacak adımlardan söz ediliyor.
Rapora göre, Barzani'nin partisi KDP ile PKK yöneticileri arasında görüşmeler yapılıyor.
Görüşmelerde "silah bırakma" konusunda büyük ölçüde uzlaşmaya varıldığı belirtiliyor.
***
Görüşmelerin kapsamı sadece PKK'nın silah bırakmasıyla sınırlı değil.
Bu köşede birkaç defa yazdığımız gibi; PKK yöneticilerinin Avrupa ülkelerine nakledilmesi, "suça karışmamış" örgüt militanlarının ise evlerine dönmesi konuşuluyor.
Peki eve dönüş nasıl olacak? Dağdaki teröriste dönük genel af çıkarılarak.
***
"Suça karışmamış olanlar" ayrımına gelince.
Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nda yapılan değerlendirmeyi iki hafta önce yazmıştık: Dağdaki militanların yüzde 90'ının suça karışmadığı tahmin ediliyor.
Yani bölgenin kendine özgü sosyal, siyasal ve ekonomik koşulları nedeniyle kandırılarak dağa çıkarılan gençlerin büyük bölümü için af çıkabilir.
***
"Siyasi risk"i yüksek bu adım "cesaret" istiyor ama Türkiye'nin daha fazla kan kaybetmesini de önlemek gerekiyor.
Yeri gelmişken bir noktanın altını çizelim: 1984 yılından beri silahlı mücadeleyi veren TSK'nın "siyasi cesaret"i teşvik edecek bir tutum içerisinde olduğu gözleniyor, ki bu tutum terörü kurutmada silahlı mücadele kadar büyük önem taşıyor.
***
Yasemin Çongar yazısında Kürt Konferansı düzenleneceği ve sonunda PKK'nın silah bırakmasını talep eden bir manifesto yayınlanacağından da söz ediyor.
Bu bilgiler, Başbakan ve Bakanların bölgeye yönelik sıcak mesajları ve yeni kurulacak İç Güvenlik Müsteşarlığı'nın "görev tanımı" ile "uyum" gösteriyor.
Güvenlik Müsteşarlığı'nca yapılması planlanan çalışmalar; hem dağa çıkışı önlemeyi, hem de eve dönecek gençleri "yeniden kazanmayı" hedefliyor.
Doğrusu da bu değil mi?