
Kendimizi açlığa mahkum etmenin, bedenimizde biriktiğini düşündüğümüz toksinlerden bizi kurtardığını gösteren sağlam kanıtlar yok. Özellikle; çocuklar, ergenler, hamileler ve emziren kadınlar gibi gelişim ve değişim yaşayan kişiler, böbrek ve karaciğer yetmezliği olan yaşlı yetişkinler, kalp rahatsızlığı olanlar veya diyabetli hastalar, bağırsak düzensizliği yaşayanlar,anemi, düzensiz beslenme veya bozuk emilim (örneğin mide by-pass'lı veya düzensiz yeme alışkanlığı olan hastalar) gibi kronik rahatsızlıkları olanlar kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlara devam edenler, meyvesebze ve su karışımlı detoks rejiminin olumsuz reaksiyonlarına ve etkileşimlerine maruz kalabilirler.
Vücudumuz en iyi detoks makinelerine sahip * Karaciğer, böbrekler, barsak sistemi gibi organlarımız vücudumuz için çalışan detoks makineleridir. Çoğu kişi detoks diyetinde kalori alımlarını azalttığı için kilo verdiğini fark eder. Hızlı detoks programlarından uzak durun ve bunların yerine daha dengeli bir yaklaşım tercih edin.
* Daha az kaloriyle daha uzun süre tok kalmak ve su kaybı yerine gerçek kilo kaybı sağlamak için çok yağlı, çok şekerli gıdalardan aldığınız kaloriyi azaltın, doyurucu meyve ve sebze miktarını arttırın.
* Alkol ve kafeini azaltarak karaciğerin yapmak zorunda olduğu toksinlerden arındırma işlemi miktarını azaltmak da mantıklı bir yöntemdir.
* Sıvılar yaşam için elzemdir. Vücudunuzun su ihtiyacını tam olarak karşıladığınızdan emin olun.
* Donmuş gıdalar soğutucudaki hazır gıdalara göre, daha az koruyucu katkı maddeleri içerir unutmayın!
* Sağlıklı, dengeli, iyi bir beslenme planı; yaşam biçimine, yaşa göre ayarlanmış bir egzersiz programı; zaten beklenen detoks sonuçlarını bize gösterecektir
* Her gün mutlaka su içmeliyiz. ( 2-3 lt)
* En az 5 porsiyon sebze-meyve almalıyız
* Kişiye göre önerilen tam tahıllı ürünleri seçmeliyiz
* Yeterli miktarda yağsız et, balık ve diğer et alternatiflerini tüketmeliyiz.
* Düşük yağlı süt ürünlerini kullanmalıyız
* Alkol ve kafeinden uzak durmalıyız