İyi insan...
Kime göre iyi insan? Vergisini eksiksiz ödeyen, ahlak kurallarına riayet eden, trafik ışıklarına dikkat eden, yerlere çöp atmayan, çimlere basmayan, hayvanlara yardımcı olan... Uzayıp gider... Benim için iyi insan, yüreğinin güzelliği ruhuna ve beynine yansıyan insandır. Yalandan uzak, dürüst, samimi, içten, kıskançlık duygusu olmayan, arkadaşının mutluluğu, başarısıyla gurur duyan, mutlu olan insandır. İyi insan gösterişten uzak, sadeliğin, doğallığın tadına varabilen, almaktan, beklemekten çok vermenin hesabını yapabilen insandır. Dünyaya gelişimizle birlikte öncelikle ailelerimizin sonra da toplumun bize yönelik temel dileği olan özelliktir, iyi insan olmak. Sonrası, ergenleşip büyüme sürecini takiben, rekabet ve rol alanlarının dayanışma ve içtenlik alanlarına göre çok daha geniş ve derin olduğu yaşamımızın o dik yokuşlarında ve zamanlarımızın o tozlu geçmişinde tam olarak başaramadığımız bir "oluş halidir". Bizden sonraki nesillere devrettiğimiz bir temenni, bir özlemdir. "İyi insan olmak" ve çevremizde bu durumun başarmış olanları görebilmek. Her şeyden önce gerek iş, gerekse sosyal yaşamda yasal ve toplumsal kurallara uygun, dürüst ve namuslu bir şekilde yaşamak geliyor akla iyi insan olmak için. Üretken, çalışkan, bilgi, görgüye önem veren...
SADIK, UMUTLU, GÜVENLİ... Empati, dayanışma ve paylaşmayı, bilen, bu yolla insanlara güven ve umut veren değerlere, ilişkilere sadakat duyan, alçakgönüllü, nazik, duyarlı ve benzeri olumlu özellikleri bünyesinde barındıran insan, iyi insandır. Bilmiyorum etrafınızda bu özelliklere sahip kaç kişi var? Belki de bir elin beş parmağı kadar. Belki de daha az. Ya sizin içinizde bu özelliklerin kaçı var? Aynı soruyu kendime de sordum. İyi insan kesinlikle "Ben iyiyim" demez. İyi olduğunu iddia etmez. "Ben iyiyim" diyen bir kimse, bu sözüyle iyi olmadığını ortaya koymuş olur. "Benim çok hatalarım, noksanlarım, kusurlarım, günahlarım, kötülüklerim vardır" demek iyi olmaya doğru bir adım atmaktır.
HAYDİ DEĞİŞİMLERE... 2009 yılındayız, 2008 yılını geride bırakırken yaşamımızda bizi üzen, insanlığa acı çektiren olaylara, sıkıntılara başka olaylar, sıkıntılar, acılar eklendi. Mutlu bir dünyada yaşamak istiyorsak bunun çözümü iyilikten geçiyor. İyi ve dürüst yaşamaktan insan gibi yaşamak. Görevi, yaşamın bittiği yerde bitirmek. Ne aldanmak, ne aldatmak, ne avunmak, ne avutmak. Gözü pek, yüreği yumuşak olmak. Doğruları sıkıntısız söyleyebilmek, yanlışlıkların karşısına korkusuzca ve akıllıca adam gibi dikilebilmek. Başarıları kıskanmadan alkışlayabilmek, kirlileri tiksinmeden temizleyebilmek işte iyi insan olabilmenin ilkeleri. Daha çok işimiz var gibi gözüküyor ama bile bile de yanlışlar tekrar edilemez değil mi? Haydi artık iyiliklere, yeni değişimlere...
|