Sevgililer Günü her yıl 14 Şubat'ta kutlanır. Eski Roma İmparatorluğu kilisesine dayanır. İsmini Valentine adında bir din adamından alır. Valentine Day) Zamanın Roman İmparatoru orduya asker bulmakta zorlanıyordu. Ona göre bunun sebebi; erkeklerin ailelerini ya da sevgililerinden vazgeçemiyor oluşuydu. Bu sebeple evlilik ve nişanlanmayı yasaklamıştı. Aziz Valentine adındaki papaz ise çiftleri gizli gizli evlendirmeye devam ediyordu. Bunun sonucunda yakalandı ve ölüm cezasına çarptırıldı. Tabii bu Valentine ile ilgili efsanelerden sadece biri. Tarihte inancı yüzünden 14 Şubat'ta öldürülen 3 Valentine olduğu düşünülüyor. 14 Şubat Sevgililer Günü'ne dair bilgiler günümüze yaklaştıkça efsaneleşmiş bilgiler olmaktan çıkıp daha mantık dolu bir hal almaktadır. Amerikalı Esther Howland tarafından sevgilisine gönderilen 14 Şubat tarihli kartpostal, Sevgililer Günü'nün günümüz anlayışıyla toplumsallaştığı ilk örneklerden olmuştur. Bu tarihten sonra 14 Şubat tarihi daha fazla değer kazanmış, bu günde sevgililer birbirlerine kartpostallar yollamaya, hediyeler almaya başlamıştır. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok gelişti. Neredeyse herkes her yıl 14 Şubat'ta sevgililerine veya eşlerine bu günün ruhu ile bütünleşen, sevgisini anlatan hediyeler veriyor. Bu hediyelerin başında çiçekler, çikolata, kişiye özel hediyeler ya da peluş oyuncaklar, aksesuarlar ile aşklarını iliştirdikleri kartlarla anlatıyor. Sevgililer Günü'nü diğer özel günlerden ayıran bir farkı vardır. Anneler Günü, Babalar Günü gibi günleri hayatımızı yönlendirmiş, dünyaya getirmiş, büyütmüş, eğitmiş, büyük emek sarf etmiş tek kişi için kutlarız. Onlarla artık bir araya gelemediğimiz zamanlarda bu günler vasıtasıyla hatırlar, gönüllerini alırız. Sevgililer Günü ise her sene başka biriyle yıllarca hayatın paylaşıldığı eşler, sevgililer unutulup 3-5 gün önce tanışılan biriyle bile kutlanabiliyor, ne yazık değil mi? Her şeyi nasıl çabuk tüketiyoruz değil mi bunu düşündüğümüz zaman! Ne kadar zor geliyor bunu size başkası yapınca... Ama kendi yaptığınız hiç zor gelmiyor değil mi? Artık sevgilerin bile formülü bozuldu, mutasyona uğradı. Tıpkı bizler gibi... İçimizdeki sevgiyi bile körelttik, şeklini değiştirdik, bambaşka bir anlam yükledik. Doğanın dengesini bile değiştirdik, içimizdeki sevgiyi hep arar duruma düştük. Bazen unuttuk, kaçtık ya da içimize kapattık. "Korktuk", peki gelecek neslimiz ne yapacak? Zaten her şey sanala döndü. Bizler hiç olmazsa yaşadık biliyoruz. Telaşım çocuklarımız, geleceğimiz. Korkum sevginin yerini robotlaşmış, mekanikleşmiş her duyguyu kaybetmiş bir toplum olmamız ve böyle bir dünyada yetişecek yeni nesiller. Ve sevginin yerine gelebilecek herhangi bir şey ne olacaksa... Bu ne korkunç olur düşünsenize. Sevgisiz insanlar, sevgisiz bir dünya, sevgisiz anneler, babalar ve çocuklar... Allah yolumuzu sevgiden ayırmasın. Bizler yine sevelim, sevilelim ancak seviyle her şeyi aşarız. Sevgililer Günü'nüz kutlu olsun.