Siyasetin sol kanadında iki şey konuşuluyor:
CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen'in istifası ve yerel seçimlerde fiili bir "ittifak" oluşturulup oluşturulmayacağı...
**
Sevigen, parti içi ve dışından gelen baskılara daha fazla dayanamadı.
CHP lideri Deniz Baykal "burada haksız bir kazanç sözkonusu değil. Kimse linç yapmaya kalkışmasın" diyerek "yakın çalışma arkadaşı"nı korumaya çalışmıştı.
Ancak, Baykal'ın "aracılık faaliyetini doğru bulmadığına" ilişkin değerlendirmesine Genel Sayman Mustafa Özyürek'in "istifa etmeli" yönündeki açıklaması da eklenince Sevigen "mesaj"ı aldı ve partideki görevlerinden istifa etti.
***
Gelelim "ittifak" çabalarına.
Listeler YSK'ya verildi.
DSP, kuruluşundan bu yana ilk kez tüm illerde seçime giriyor.
Bunu CHP'ye dönük bir "tavır" olarak görmek mümkün.
Çünkü DSP kısa bir süre önce CHP'ye gayri resmi yoldan "yerel seçimlerde ittifak yapalım" önerisini götürmüş.
Ama öneri reddedilmiş.
***
DSP lideri Zeki Sezer'le bu durumu konuştuk.
Sezer, tekliflerini şöyle özetledi:
"CHP'nin 8 ilde, bizim 3 ilde belediye başkanımız var. Onların kazandığı illerde biz, bizim kazandığımız illerde onlar aday çıkarmasın dedik. Ama bizim önerimizden hemen sonra Sayın Özyürek televizyonlara 'ittifak yok' diye açıklama yaptı. Sayın Baykal daha ileri gidip Eskişehir Belediye Başkanımızı partisine davet etti. Gitmeyince aday çıkardılar."
DSP, CHP'nin tavrına tüm illerde, hatta ilçelerde aday çıkararak tepki gösterdi.
***
İki sol partinin ayrı ayrı aday çıkarması "oylar bölünüyor" kaygısını ortaya koyabilir.
Ama iki partinin aynı oy tabanına oturduğunu söylemek güç.
Gerçi "kara çarşafa rozet", "Kur'an kursları" gibi açılımlar, partiler arasındaki farkları ortadan kaldırıyor ama yine de "çekirdek" kitlelerin tavrı partilerin sürükleyici gücü oluyor.
Bu açıdan bakıldığında iki partiyi sürükleyen güçlerin farklı olduğunu görmek zor değil.
İşte bu noktada DSP'nin kendi başına seçime girmesi, CHP'nin "beklenmedik" açılımlarına kızan "çekirdek" kitlesine de bir alternatif sunabilir.
***
Ayrıca DSP'nin kendi başına seçime girmesi zorunluydu.
Çünkü genel seçime katılmamış olan DSP'nin gerçek oy oranının ne olduğu merak ediliyor.
Yerel seçimlerde oy oranı yüzde 5'lere çıkarsa, DSP için genel seçimde barajı aşma umudu doğabilir.
Ancak oy oranı yüzde 1,5-2 arasında kalmaya devam ederse, DSP Genel Başkanının koltuğunda oturması zorlaşır.
Zeki Sezer'in bütün illerde seçime girme kararı, sadece CHP'ye dönük bir tepki olarak değil, bu açıdan da değerlendirilmeli...