Özetlersek söyledikleri şunlar: "Kapalıçarşımız güya 1. dereceden tarihi eser ve SİT alanı. Yasalara göre buraya bir çivi çakabilmek bile devletin iznine bağlı. Ama gelin dikkatlice bakın bakalım duvarlarda 10 santimetrekarelik boşluk kalmış mı? Her bir yerde askılar çakılı, milyon türlü mal o askılara asılı.
'SÜNGERDOKU' Bir de onyılların yarattığı tahribat var. Çarşı içi ve civarında çalışan altın atölyeleri süreç içinde binlerce ton asidi, kimyasalı, zehirli maddeyi kanalizasyona sızdırdılar. Bunlar da tarihi yapının temelini eritti, çürüttü, sünger doku haline getirdi.
BAKANLARKURULU'NAMESAJ... Dükkanların çok pahalı olması nedeniyle bazı komşularımız duvarları yavaş yavaş oyarak genişletme yaptılar. Rant olsun diye yapılan bu işlemler, yıllardır birike büyüye taşıyıcı elemanları cılızlaştırdı. Sonunda Bakanlar Kurulu duruma el koyup çok önemli bir karar aldı. Çarşı içinde ve çevresindeki 50 han yenileme alanı olarak ilan edildi.
PEKİNEOLACAK? Bunların bir bölümü tasfiye oldu, bazıları da uygun koşulları oluşturdu. Ama yetmedi, yetmiyor. Çatının ivedi onarılıp sağlamlaştırılması gerekiyor. Kesilip oyulan duvar ve kolonların mutlaka güçlendirilmesi gerekiyor. Yoksa sizin de yazdığınız gibi deprem olmadan da tepemize çökecek Kapalıçarşı." Böyle bir öz eleştiri bizzat çarşı esnafından gelince, bize fazla laf kalmıyor. Yine de takipteyiz, dubakalin'olcek?..