Tehlike (2)
Yetiştirmekte olduğun öğrencilerin sadece beynine hitap ediyorsan, bu bir öğretim faaliyetidir. Buna eğitim denilmez, denilemez. Eğitim ise beynin yanında gönül, davranış ve ahlakı da alanına alan bir faaliyettir. Bu öğrencilerin gönül boyutu nadasa bırakılmış, orada diken ve yaban otları bitmiştir. Davranışlarının arkasında gönül yoktur. Sadece beyin, nefsin isteklerine karşı koyamıyor ve böyle tahrip eden, zarar veren davranışlar ortaya çıkıyor. Öğretimden öteye geçemeyen eğitimimizin içine gönül eğitimini koymamız gerekiyor. Ne vardır gönülde? Sevgi, saygı, iman, sadakat, ahde vefa, iffet duygusu gibi değerlerin merkezi gönüldür. "Anlayış" denilen insan şahsiyetinin olmazsa olmazı da gönülden çıkmaktadır. Bizler bu değerleri işlemedikçe, gönlün o noktaları na değinip harekete geçmedikçe eğitimden bahsetmemiz mümkün değildir.
Nasıl öğreteceksiniz? Bunlardan yoksun olarak yetişen gençlik, kendisine, toplumuna ve kültürünün değerlerine, bayrağına yabancılaşacaktır. Kendisini ve toplumunu, bayrağını ve sahip olduğu şeyleri sevemeyecek, onları bağrına basamayacak, kendi kendisinin düşmanı haline gelecektir. Allah sevgisi, kardeş sevgisi, vatan sevgisi, ana-baba sevgisi ve saygısından mahrum olan bu gençler, okudukları kutsal mekanı tahrip etmekten uzak dururlar mı? "Dini öğretelim mi, öğretmeyelim mi?", Din öğretimini mezhepler seviyesinde ele alalım mı, almayalım mı?" derken, gençler yakıp yıkmaya devam ediyorlar. Din mezhepler seviyesinde öğretilemez. Din Allah'ın vahyi seviyesinde öğretilir. Kendi yaratanını, doğuranını sevmeyen gençlere insanları, okulunu sevmeyi nasıl öğreteceksiniz? Allah'ına, anasınababasına saygıyı öğretemediğinize; vatanına, bayrağına, okuluna, öğretmenine saygıyı nasıl öğreteceksiniz? Gençlerimizin derdi, sorunu, eksikliği gönüldedir. Onun için öğretim programlarında gerçek din anlayışının yerini iyi tespit etmemiz gerekiyor.
|