Gerek de gerek HERKES diyorki Fenerbahçe federasyon ile savaş halinde, HalukUlusoy'a da düşman. Fenerbahçe kimseye düşman değil. Kendine ve Türk futboluna yanlış gelecek işlerle de savaş veriyor. Olayın özeti bu şekilde. HalukUlusoy üç ay içinde iki kupayı Fenerbahçe'ye elleriyle verdi. Ne oldu, kıyamet mi koptu? Alkışlandı. Komplo teorisyenlerinin hevesleri de kursaklarında kaldı. Bence burada düşünülmesi gereken konu, Fenerbahçe'nin ne için savaş verdiğidir. Dikkat edin kümede kalanlar veya şampiyon olanlar, ya da Avrupa'nın yolunu bir şekilde tutanlar hiç konuşmazlar. Kapalı kapılar ardında ne döndüğünü bilmiyoruz. Aslında biliyoruz da kanıt olmadığı için konuşamıyoruz. "Küme düşersem ortalığı sallarım" diyenlerin mucizevi bir şekilde kümede kaldığına şahit olduğumuz bir ülkede yaşıyoruz. İşte bu şartlarda dik duruşundan asla taviz vermeyen ve kendisine kupayı veren Ulusoy'la federasyona karşı mücadelesini sürdüren F.Bahçe'nin alkışlanması gerek. Diğer kulüplerin de, bu kulübün yanında yer alması gerek. En önemlisi de sayın HalukUlusoy'un, "Yahu bu adamların bir bildiği var. Hiç taviz vermeden birşeyler anlatamaya çalışıyorlar" deyip önlemlerini alması gerek. Yalakaların alkışlarından çok, doğru yolda ilerleyenlerin (Türk futbolu adına) yanında olması gerek. 100 bin tane kendini kayıtsız şartsız alkışlayan dostum(!) olacağına bir tane adam gibi düşmanım olsun demesi gerek (Buradaki düşman mecazi anlamdadır).