Yarın ne olacak belli değil Ali SamiYen'deki o futbol dışı geceyi herhalde unutan yoktur. Galatasaraylı taraftarlar ellerine geçeni sahaya atarken Fenerbahçeli futbolcuları yıldırıp maçı kazanacaklarına, hatta skorun 7-0 olacağını zannediyorlardı. Fenerbahçe o şartlarda da Galatasaray'ı yenen taraf oldu. 2-0'dan sonra çok üzüldüler. Şiddeti daha da artırdılar. Tarihi fark yememek için, büyük cezayı göze alıp oyunu durdurdular. Hakemin yardımıyla da maçı 2-1 de olsa bitirdiler. Maçtan sonra hatırlarsanız bir bayrak komedisi yaşanmıştı. Galatasaraylı bazı futbolcu, idareci ve taraftarlar AliSamiYen'in ortasında Fenerbahçeliler bayrak dikmesin diye beklemişlerdi. Ama bilmiyorlardı ki o sırada bayrak dünyanın en yükseği Everest tepesinde dalgalanıyordu. Oradaki futbolculara bir göz atalım. Hatırladıklarım Sabri,Necati,Okan,Cihan ve bir iki kişi daha. Bunlar sahada başarısız olmuş, ezeli rakibine bir kez daha yenilmiş, ama taraftarının ve yöneticilerin gözüne girebilmek için son bir çaba harcayanlardı. Peki ne oldu? Hemen hepsi kapının önüne kondular. Değdi mi bağri? Necati'nin adı şimdi Fenerbahçe için geçiyor. Bilmiyorum, acaba böyle bir nöbetçiyi düşünürler mi? İyi futbolcu. Ama şunları yapmasa şimdi imzayı çoktan atmıştı. Bu olay bütün futbolculara ders olsun. Profesyoneller, pofesyonel gibi davranmalılar. Kulüp yalakalığı yapmadan işlerine bakacaklar, yarın ne olacağı belli olmuyor. Öyle değil mi Necati?