2004'te ne olmadı? Gördünüz mü şimdi? Böyle başa böyle tarak... Bu memlekette, Ankara kulisleri, basın köşeleri, medya açık oturumları, oturdu, 2004'tedarbeoldumu, şeklinde tartışıyor.
***
Gazetelere Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Özden Örnek'in tuttuğu günlükler şeklinde yansıyan bazı iddialar yok değildi. Özden Örnek, ben tuttuğum günlükleri emekli olmadan önce silmiştim, demişti. Sildiğim halde nereden buldunuz lan, demeye getirmişti.
***
Fakat Nokta dergisi mevzuyu daha kapsamlı birtakım dökümlerle gündeme sokunca, tartışma yeniden alevlendi. Fakat neyi nasıl tartıştığımıza dikkat çekmekte yarar görmekteyim. 2004'te darbe oldu mu, olmadı mı? Olmadığını herkes bildiğine göre, yani darbe olmadığına göre, neyi tartışıyoruz? Bazı kimseler darbeyi aklından geçirmiş olabilir mi acaba? Gülerim. Tabii ki geçirecek yahu? Üstelik akıldan geçirmek suç değil ki! Bırakın suçu, kabahat bile değil, geniş halk kitleleri açısından ve çok vatanperver çevreler açısından... Hatta zaruret olabileceği bile düşünülmektedir pekala...
***
Gülerim dedim ya, şuna gülerim, darbelerle o kadar yalama olmuşuz ve öyle bir şehvetle tartışmaya hasretiz ki, olmayan darbeyi konuşmaya, tartışmaya başladık. Aklından geçirdin mi sayın komutanım! Geçirmedim kardeşim!.. Vay, nasıl geçirmezsin? Geçirmedim diyorum, ama geçirirsem görürsün gününü...
***
Bir de şu var: Olmuş darbeyi yargılayamayan bir toplumda, olmamış darbeyi yargılamak gerektiğini düşünecek arkadaşlarımız da çıkmaktadır ki, buna gülmek bile yetmez.