Erdoğan'ın sigortası attı Tayyip Erdoğan'ın, kendi deyimiyle, "sigortalarıattı". Çünkü son haftalarda, "beldenaşağıvurma" yöntemiyle karşı karşıya. Eski defterler karıştırılıyor; Avustralyalı bir gazeteciye mülâkat verirken sarf ettiği "SayınApo" sözü, 7 yıl sonra yeniden gündeme taşınıyor; kendisiyle Öcalan'ı mukayese eden bir soruya karşı "Bendüşüncesuçundanyattım,SayınApokelleleriuçurdu" demesi, "Şehitlerikelleolarakdeğerlendiriyor" iddialarının ortaya atılmasına yol açıyor. Oysa, hepimiz biliyoruz ki, ölen 40 bin kişinin tümü şehit değildi zaten. Büyük çoğunluk Apo'nun acımasız saldırılarına hedef olan bölge halkıydı. Belli ki Erdoğan, o sözleri, Öcalan'ın eli kanlı bir katil olduğunu vurgulamak için sarf etmişti.
***
Bir bakıyorsunuz, dönemin İstanbul Valisi Erol Çakır'ın 9 Nisan 1999'da "çokgizli" damgasıyla Ankara'ya gönderdiği duyumlar, "TayyipErdoğan'ınkirliçamaşırları" üslûbuyla ortaya dökülmüş. Çakır, bu mektubunda şu iddiaları dile getiriyordu: "Erdoğan,İstanbulBüyükşehirBelediyeBaşkanıiken,heray3-4trilyonliraparayıVakıfbank'taaçılanbirhesaptatopluyordu;buradanda,denetimiimkânsızkılmakiçin,birçokhesaptadolaştırdıktansonra,FaziletPartisi'neyakınfirmalara,şahıslara,Akit,YeniŞafakveKanal7gibimedyakuruluşlarınadevamlıkaynakaktarıyordu." O tarihte Başbakan Ecevit'ti; azınlık hükûmeti vardı. Daha sonra 18 Nisan 1999'da genel seçimlere gidildi. Anasol-M hükûmeti kuruldu. Ecevit Başbakan, Mesut Yılmaz ve Devlet Bahçeli Başbakan Yardımcısı'ydı. Tayyip Erdoğan ise 4 aylık mahkûmiyetini çekmek üzere cezaevine gönderilmişti. 28 Şubat süreci diye anılan bu dönemde, ANAPLI İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 1994-2001 arası hesaplarını incelemek üzere mülkiye müfettişi Mehmet Günaydın'ı görevlendirdi. Günaydın, 6 aylık bir inceleme sonucunda, mevzuata aykırı bir işlem bulamadığını raporunda açıkladı. Siyasi iktidar bununla da yetinmedi, Günaydın'ın "temizraporuna" rağmen, Candan Eren'i görevlendirdi. Her türlü rezalet ve kepazelik göze alınarak Yeni Şafak gazetesi basıldı, kasaları kırıldı. Gene de bir şey elde edilemedi. Erdoğan'ın öfkeli konuşmalarını pek sevmiyorum. Ama, böyle mesnetsiz iddialar karşısında, o da insan... ne yapsın... sigortaları atıveriyor. Vali Çakır'ın duyumlarını kaleme aldığı tarih 9 Nisan 1999, Tayyip Erdoğan'ın iktidar olduğu tarih 2002 yılının Kasım ayı... Bu süre zarfında dokunulmazlığı yok. Nitekim düşünce suçundan dolayı içeri girmiş. Şimdi kalkıyorsunuz, "izikalsın" kabilinden iftira üzerine iftira atıyorsunuz.