Doğum sonrası hüzün-depresyon Doğum sonrası annede meydana gelen ruhsal bir değişikliktir. Annelerin hayattan keyif alamamaları olarak açıklanabilir. Daha ağırlaşarak depresyon halini alabilir. Doğum sonrası hüzün ve sonrasında gelişen depresyon %10 kadında çok şiddetli bir düzeyde geçmektedir. Ne yazık ki intiharlara varan istenmeyen olaylara rastlanmaktadır. Doğum sonrası depresyon genellikle tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz. Doğumun zor olması, doğumla beraber yorgun düşen anne, doğumla beraber bir gecede tüm rollerin değiştiği bir hayat en önemli etkenlerdir. Annenin artık her an kendisine muhtaç ve her an ilgi isteyen bir bebeği vardır. Annenin bebeği ile olan ilişkisi yoğun ve yorucudur. Hassas yapıya sahip olan kadınlar bu yorucu ilşki nedeniyle bile depresyona sürüklenebilir. Bu durumlara ek olarak, eşler arası ilişkide sorun olması, babanın anneye yardımcı olmaması, annenin küçük yaşta annesini kaybetmiş olması ya da kendi annesiyle sorunlu bir ilişkisi olması doğum sonrası depresyona yol açan durumlardır. Doğumdan sonra bebeğin en yakın ilişki içinde olduğu kişi annesidir. Özellikle depresyonun yaşandığı ilk aylar bebeğin gelişimi ve ruh sağlığı açısından çok önemlidir. Depresyonda olan bir annenin bebeğine odaklanabilmesi ve ilişki kurabilme kapasitesi azalmıştır. Bebek annenin ilgisiz, kendisiyle birebir ilişki kuramayan tavrıyla başa çıkabilmek için savunma mekanizmaları geliştirir. Depresyondaki annenin bebeği önce annesinin ilgisini hep üstüne çekmeye çalışır. Bu çabası sonuçsuz kalan bebek ilgi çekmekten vazgeçip, içe dönebilir. Bebeğin bu durumu anne iyileştikten sonra da devam eder. Bebeğin dış dünyaya açılması engellenir. Bebek ve çocuklarda görülen uyku probleminin nedeni de ruhsal çöküntü içinde olan annenin bebeği ile sağlıklı bir ilişki kurmamış olmasıdır. Eğer anne, yaşadığı psikolojik durumla başa çıkamıyorsa, kendisi için değil, bebeği için de bir uzmandan yardım almalıdır.