Hayrete düşen vatandaşlar, gazetemizi telefon yağmuruna tutarak yetkililerden açıklama istedi. Türk halkı işte bunları bilmek istiyor... .
Skandal Domuz, kedi, köpek, at, eşek ölülerinden yapılan yemler Türkiye'ye satıldı ve bunlarla beslenen inekleri vatandaş yedi... İddialara göre, kanser patlaması bu yüzden yaşandı ve deli dana hortlayabilir!
* Domuz, kedi, köpek, tavuk gibi hayvan leşlerinden hazırlanan yemlerden Türkiye'ye ne kadar girdi? Bu yemler hangi çiftliklere satıldı?
* ABD ve Avrupa'dan hala yem ithal ediyoruz. Çiftçilere kooperatifler aracılığı ile satılan yemlerin ne kadarı ABD patentli? Bunlar tahlil ediliyor mu?
* Türkiye'nin yıllık et üretimi 1 milyon ton. Ancak tüketim 1.5 milyon ton. İthal de yasak. Kaçak giren 500 bin ton et, nereden, nasıl geliyor?
* Çernobil faciası olduğunda yetkililer "Türk çayları temiz" demişti. Ancak şimdi Karadeniz'de kanser patladı. Aynı felaketi mi yaşayacağız?
* Deli dana'nın kuluçka süresi bilinmiyor. İngiltere'de 800 bin hastalıklı hayvan yenildi ve insanlar ölmeye başlayacak. Ya bizim akibetimiz?
Patates kızartması meğer neden çok lezzetliymiş... Amerikan fast-food'larında büyük iştahla yediğimiz patates kızartmasının özel lezzeti, içine katılan "yapay sığır yağı aroması"ndan kaynaklanıyor. Aromaların içeriğinde, sağlığa zararlı yüzlerce kimyasal madde var!
Mikroplu etler yüzünden birçok hastalık hortladı! Gıda Yüksek Mühendisi Filiz E. Çalıştıran, yapay yemle beslenen hayvanlardan çok önemli hastalıklar bulaşabileceğini söyleyerek, "Özellikle son yıllarda verem, şap, şarbon, kuduz ve yalancı veba gibi hastalıklarda artış görüldü" diyor.
***
Halk bilmek istiyor
Takvim'in 'et skandalı' haberi, Türkiye'de büyük yankı uyandırdı. Vatandaş yediği et hakkında karanlıkta kalan tüm noktaların aydınlatılmasını istiyor!.
Gazeteniz Takvim'in dün "Korkunç Gerçek" başlığıyla manşetten verdiği inanılmaz olay, vatandaşlar arasında panik yarattı.
Amerikalı araştırmacı Eric Schlosser'in "Hamburger Cumhuriyeti- Amerikan Fast-Food Kültürünün Karanlık Yüzü" adlı kitabında anlatılanları okuyan vatandaşlar, dehşete düştü. Gazetemizi faks yağmuruna tutan, telefonlarımızı kilitleyen okuyucular, soruları ve yorumlarıyla korkunç skandala tepki gösterdi.
SIĞIRLAR YAMYAMLAŞTIRILDI Eric Schlosser, satış rekorları kıran ve Türkçe'ye geçtiğimiz aylarda çevrilen kitabında, dünyanın en büyük et ihracatçısı olan Amerika'da kesimlik sığırların nasıl yetiştirildiğini anlatıyordu. Tahıl fiyatlarının yüksek olması nedeniyle Amerika'daki sığırların çok büyük bölümü uzun yıllar boyunca hazır yemlerle beslendi. Protein değeri yüksek olması için, bu yapay yemler kedi, köpek, domuz, koyun, tavuk ölüsünden ve hayvan kanından üretiliyordu. Hayvan leşlerinden yapılmış hazır yemlerle beslenen sığırlar, etobur hale getirilerek adeta yamyamlaştırıldı. Ayrıca tavuk dışkısı da yem yapımında kullanılıyordu. Böylece yem yapılan hayvanlardaki birçok öldürücü bakteri ve virüsün sığırlar yoluyla insanlara geçmesine göz yumuldu.
OKUYANLARIN TÜYLERİ ÜRPERDİ Ancak deli dana hastalığının patlamasından sonra yemlerde kedi, köpek, koyun, sığır leşlerinin kullanılması yasaklandı. Buna karşılık at, domuz ve kümes hayvanlarının ölüleri halen sığır yemi yapımında kullanılıyor. Kuluçka süresi kesin olarak bilinmeyen deli dana hastalığının, hazır yemlerle beslenen sığırlarda ortaya çıkması ise tüm dünyada büyük bir korkuya neden oldu. Özellikle Avrupa ülkeleriyle ilgili dehşet veren senaryolardan söz ediliyor. Önümüzdeki yıllarda Avrupa ülkelerinde, toplu ölümler yaşanacağı öne sürülüyor. Bunun yanında Amerika ve Avrupa'dan et ithal eden ülkelerin büyük tehlike altında oldukları da öne sürülüyor. Türkiye'nin 1996 yılına kadar hem ABD hem de Avrupa'dan et ve canlı hayvan ithal ettiği gerçeği, et skandalıyla ilgili haberimizi okuyan vatandaşları da tedirgin etti. Okudukları karşısında tüyleri ürperen ve gazetemizi soru yağmuruna tutan vatandaşlar, şimdi şu konuların aydınlatılmasını istiyor:
BU SORULAR CEVAP BEKLİYOR *Türkiye, et ithalatının yasaklandığı 1996 yılına kadar Amerika'dan ne kadar et ve canlı hayvan ithal etti?
*Eğer ithal edildiyse bu hayvanlar, doğal yemlerle mi yoksa leşlerle yapılan hazır yemlerle mi beslenmişti? Hayvanlar alınırken bu konu araştırıldı mı?
* Türkiye hala dışarıdan yem almaya devam ediyor. Yapay yem ithal ediyor muyuz? İthal ediyorsak, bu yemler nasıl kontrol ediliyor?
* Ülkemizin et tüketimi yıllık 1 milyon 500 bin ton civarında. Ancak Türkiye'de et üretimi 1 milyon ton. Peki ülkeye kaçak olarak girdiği anlaşılan 500 bin ton et, hangi ülkelerden geliyor? Kaçak et girişini önlemek mümkün değil mi? Devlet bu konuda hangi önlemleri alıyor?
*Yapılan bir araştırmaya göre, İngiltere'de 800 bin deli danalı hayvan tüketildi. Deli danalı etleri yiyen İngilizler'in vücuduna söz konusu virüs yerleşti. Virüs aktif hale geldiğinde, İngiltere'de toplu ölümler yaşanacağı ve günde en az 5 bin kişinin can vereceği belirtiliyor. Aynı felaket Türkiye'de de yaşanacak mı?
*Geçtiğimiz yıllarda gerçekleşen Çernobil faciasında "Türk çayı temiz" dediler... Şimdi ise Karadeniz'de kanser patlaması yaşanıyor. Et konusunda da Türkiye'de aynı şey mi olacak... Yoksa bu kez de deli dana salgını mı yaşayacağız?