
Kanal D'ye çatmıştık geçen günlerde, hem de hep birlikte. Krizi bahane ederek birçok diziyi yayından kaldıran Kanal D, bazı dizileri de 15 günde bir ekrana getiriyordu. Durum böyleyken yeni bir dizinin reklamı dönmeye başlayınca da veryansın etmiştik hep beraber. Madem diziye ayrılacak bütçe var, öyleyse severek izlediğimiz dizileri düzenli olarak yayınlayın diye. Sizi bilmem sevgili okurlarım ama ben 'Bir Bulut Olsam'ın ilk bölümünden sonra, Kanal D iyi ki de bu diziye şans vermiş diye düşündüm.
YİNE Mİ MARDİN? Uzun zamandır olmadığı üzere ekranın karşısına çakıldım. Yani bir dizi geliştikçe, karakterler sizi sardıkça, senaryo olgunlaştıkça ekrana kilitlenmeye alışığım ama ilk bölümden bu kadar vurulduğumu hatırlamıyorum. Herhalde en son Asmalı Konak'ta bunu yaşamıştım. Mesela Canım Ailem'e daha ilk bölümden hatta tanıtımlardan şans verdim. Çünkü sadece kadro bile benim için fazlasıyla ilgi çekiciydi. Ancak 'Bir Bulut Olsam'ın tanıtımları dönerken ilk aklıma gelen 'Yine mi Mardin'di. Berivan dizisiyle keşfedilen gizemli, mistik Mardin'i Sıla ile avucumuzun içi gibi öğrenmiştik. Üstelik bir bölgenin tılsımlı özelliklerinden hemen her yayın döneminde yararlanılması da ataletin sonucu gibiydi.
Ama inanın bu fikirlerimin hepsi beynimin içinde çürüdü. Melisa Sözen'in beğendiğimin oyunculuğu, İstanbul hanımefendisi Osmanlı torunundan cesur bir köylü kızına geçişini kolaylaştırmış. Dizide 'medyatik' isimler yok. Ama özellikle Mustafa Bulut'u canlandıran Engin Akyürek için söyleyecek söz bulamıyorum. Yeni neslin keşfi geç kalmış aktörü deli bozuk ağa oğlunu muhteşem canlandırıyor.
MERAL OKAY İMZALI Senaryoda yok, yok! Aile içi evlilik, illegal işler, şiddet, nefret, askerden dönen bir bacağını kaybetmiş bir oğul, yatalak bir anne... Ne de olsa senaryonun altında Meral Okay imzası var. Dizi başladığı tatta sürerse Sıla'dan sonra Mardin'de 'Narin' bir rüzgar esecek anlaşılan!