Program yok, hep aynı şeyler falan diye yükleniyordum ya günlerdir. İmdada Beyaz Show, Dünya Bir Oyun Sahnesi, Bir Yudum İnsan ve Var Mısın Yok Musun yetişti. Hem güldüm hem düşündüm haftasonu boyunca. Carmen Electra'yı programına konuk eden Beyaz, mizansenleri pek güzel ayarlamıştı. Zaten Carmen Abla da kendine biçilen rol için dünden razıymış edalarındaydı. Beyaz'ın Carmen esintisiyle terlediği dakikalarda biz 'Yok artık!' nidaları atarak izlemekteydik. İlk reklam arasında yönümüz bu kez atv'ye saptı. Kenan Işık ve Mehmet Aslantuğ'un hayata dair sohbeti öyle bir sardı ki... Zaten ikisinin sadece sesini dinlemek bile büyük bir keyifti. Yine bir reklam arasında bu kez Carmen Beyaz'ın poposunu yokladı, zaten akşamın son noktasındaydık. Cumartesi ekranından oldum olası pek fazla haz etmem. Zira bir tek Okan oyalar bizleri. Ancak gün Pazar ise yöneticiler bilir herkesin yorgun argın evde olacağını. Bu hafta da Bir Yudum İnsan'a takılıp 'Anadolu Rock' tarihini ve unutulmaz grup Moğollar'ı içimize çektik Nebil Özgentürk sayesinde. Hemen ardından Acun Ilıcalı bağırıyordu sanki 'Gel vatandaş gel. Sımsıcak, taptaze Cem Yılmaz esprileri hem de bedava' diye. İşin şakası bir yana (hoş Cem Yılmaz'lı bir program ne kadar ciddi olabilir, o da tartışılır) Var Mısın, Yok Musun'un izlediğim en ama en iyi programıydı. Cem Yılmaz, her zamanki gibi komedinin son noktasındaydı. Esprileri kadar sıcaklığı da yine bütün stüdyoyu sardı. Kabloları takip ederek Hamdi Bey'in odasını keşfetmesi ve İngilizce Nasreddin Hoca fıkrası beni 'mayaling'ledi. Ancak Yılmaz'ın söyledikleri arasında bir şey gözlerimin dolmasına neden oldu. Ünlü komedyen, yarışmanın sonucunun ne olursa olsun küçük Elif'e yardım edeceğini söyledi. Yakışır bir hareketti. Hele bir de ertesi gün Elif'in fotoğrafları düşünce ajanslara, CMYLMZ hayranlığım bir kat daha arttı.