* Haberi siz de milyonlar gibi televizyondan öğrendiniz. O anı anlatabilir misiniz? Her sabah programını izliyordum. O sabah da katil bulundu diye sevindim. Çünkü bir gün önce 17.30'da eşimi gözaltına almışlardı. Ben de hem katilin bulunduğuna, hem de eşimi bırakacaklarına sevindim. Ama adını duyunca şok geçirdim. İnanamadık, çocuklarım da inanamadı.
* İlk olarak ne yaptınız? Hemen akrabaları aradık. Önce evde bekledim ne olacak ne bitecek diye... Çocuklar da televizyondan duydu. Çok öfkeliydi herkes... Hemen o gün İstanbul'da oturan ablamın yanına yerleştik.
* Sonra? Duramadım o mahallede... İnsanlar farklı gözle baktılar. 1 hafta kalabildik anca... Sonra da Karabük'e eşimin abisinin yanına geldik.
* Çocuklarınız okula gidiyor muydu? Ortaokula gidiyordu. Apar topar taşınınca okullarından da oldular. Karabük'te daha yeni yazdırdım okula... Ama burada da tanıdılar bizi...
* Ne diyorlar? Benim çocuklarıma 'katilin çocuğu' diyorlar. Dedikodu yapılıyor. Geçen gün oğlumun arkadaşının annesi geldi, 'Katilin çocuğu bir daha benim evime gelmesin' dedi.
* Çok acımasızca... Kendimi de çocuklarımı da öldürmeyi düşündüğüm anlar oluyor. Her gece ben yatağımda, çocuklarım kendi yataklarında ağlıyorlar. Bunu çeken bilir. Burada asıl cezayı biz aldık. Çocuklarım aldı. Hayatımız bitti.
AVUKAT 50 BİN LİRA İSTİYOR * Maddi durumunuz nasıl? Neyle geçiniyorsunuz? Kaynınız mı sahiplendi sizi? Maddi durumumuz kötü, bir ekmeğe muhtaç haldeyiz. Çocuklarıma komşular kıyafet alıp getiriyor. Eşimin abisi, kaynım tır şoförü... Küçücük evde 9 kişi yaşıyoruz. Benim evim dağıldı, göçmen kuşlar gibi oldum. Kuru ekmek yiyoruz.
* Eşinizle konuştunuz mu? Olayla ilgili o size neler anlattı? Eşim 'yapmadım' diyor. Ben inanıyorum yapmadığına... Avukat '40-50 bin lira verirseniz eşinizi çıkartırım' diyor. Ben hala inanmıyorum. Öyle bir şey yapsa kocam bana söylerdi. Benim eşim çocukları çok severdi. Onların çocuklarını da severdi. Çocuklarım da babalarının yapmadığına inanıyorlar.
EŞİM HER GÜN AĞLIYOR * Yapmamışlarsa neden yalan söylemişler? O çayırlıkta ne işleri varmış? Çocukların ayakkabılarının teklerini nasıl göstermişler? Bunları sorabildiniz mi? İsmail'le Dursun son iki senedir samimiydi. Eşim diyor ki, 'İsmail'le çayırlıkta buluştuk, biraz dolaştık, döndük. Ben hiçbir şey yapmadım' diyor. Başka bir şey bilmiyorum. İsmail de yapmıştır diyemem, bilmiyorum. Eşim her gün ağlıyor. Allah'tan başka sığınacak kimsemiz yok. Bizim hiçbir suçumuz yok ama dışlanıyoruz.
* Sizin aileniz olaya nasıl bir tepki verdi? Annem ve babam da inanmıyor Dursun'un suçlu olduğuna... Avukat bulmak için parayı babam verdi. Onlar da köyde bir emekli maaşıyla yaşayan insanlar, bana destek olmak istiyorlar ama paraları yok, olan paralarını da Dursun için harcadılar. Güveniyorlar ona... Zaten Dursun'un annesi ve babası hayatta değil.
HADİFE'YLE 5 YILDIR KONUŞMUYORUZ * Çalışıyor musunuz? Batmış bir durumdayım. Yeşil Kart çıkarmak istedim. Eşimin üzerinde 3 tane minibüs göründüğü için vermediler. Çok mağdurum. İş arıyorum, işe girmek, çalışmak, çocuklarıma bakmak istiyorum. Hiçbir maddi sıkıntımız yoktu. 3 tane minibüsümüz vardı, eşim çalışıp borcumuzu ödüyordu.
* Hadife Hanım ile görüşür müydünüz? 5 senedir konuşmuyordum. Benim büyük oğlumla onun oğlu Mehmet kavga etmişti, bunun üzerine Hadife de ağıza alınmayacak laflar etti. Ben de görüşmeyi kestim.