Galatasaray, Avrupa'da mücadele eden tek Türk takımı kimliğine dün gece geçmişten gelen genlerini de ekledi. Bordeaux karşısında çok iyi mücadele etti, rakibine gücünü hissettirdi. Sarı-Kırmızılılar, mücadeleye 3-5-2 ile başladı.... Hem orta sahayı kalabalık tuttu, hem de rakibin kanatlardan oluşan hücum gücünü karşılayacağı bölgeleri çok adamla kapadı. Bu kurgu Fransız ekibini, oyunun başındaki 3 fırsat dışında kaleden uzak tuttu. Bunlardan Chamakh'ın direkten dönen kafası dışındakiler zaten Gourcuff ve Wendel'in dış şutlarıydı. Sonrasında Galatasaray, rakibe önde bastı ve ceza sahasına sokmamaya çalıştı. Bunda da başarılı oldu. İlk yarının mucize fırsatını da Cimbom kaçırdı. Ayhan'ın pasında Hary Kewell boş kale yerine topu kaleciye teslim etti. Yine ilk 45 dakikada unutulmayacak bir pozisyonda Milan Baros sarı kart gördü. Oysa, pozisyon penaltıydı. Elden önce kalecinin orantısız güç kullanımı vardı. Ne yazık ki Galatasaray, UEFA MHK'sine takıldı. Ama bizim MHK'ye ders 40. dakikada geldi... Bordeaux'lu oyuncu topu oyuna sokarken meşin yuvarlağı resmen Ayhan'a atarak oyunu başlattı. İsviçreli hakem devam kararıyla Oğuz Sarvan'ı ofsayta düşürdü. Mehmet Topal çok top kazandı. Emre, gücünü sonuna kadar kullandı. Ayhan, Arda solda iyi çalıştı, iyi anlaştı. Servet hatasız oynadı. Kewell, elinden geleni yaptı. Lincoln, etkisizdi. Gözler bu kez onu sahada aradı. Baros-Nonda, Kewell-Sabri değişiklikleri yerindeydi. G.Saray işi Sami Yen'e bırakmayacak pozisyonları da yakaladı. Ama golü bulamadı. Sonuç olarak herkesin Bordeaux'yu favori gördüğü turda, sahadaki Aslanlar gerçekten şahlandı, ayağa kalktı. Köprünün diğer ayağına geçeceğini dün gece sahada ortaya koyduğu futbolu ve ruhuyla herkese kanıtladı.