Son dönemde yazılarımızda krizin ne zaman bitebileceğine yönelik beklentilerimizi paylaşmaya devam ediyoruz. Dün, ABD'de Ocak ayı perakende satış rakamları açıklandı. Tüm dünyanın gözü kulağı bu verideydi. Çünkü, herkes ABD'de toparlanmanın ne zaman başlayabileceğini anlamaya çalışıyor. ABD krizden çıkmadan dünyanın krizden çıkması mümkün değil. ABD dev bir tüketim ekonomisi. Tüketimin ekonomi içindeki oranı yüzde 70. Bu oran Avrupa'da ve Japonya'da sadece yüzde 57. Çin'de ise yüzde 38 düzeylerinde. ABD tüketimi sadece ABD ekonomisinin değil dünya ekonomisinin de lokomotifi. ABD ekonomisi 14.5 trilyon dolarlık bir ekonomi ve bunun yaklaşık yüzde 70'i yani 10 trilyon doları tüketim. 10 trilyon dolarlık tüketim yıllarca dünya ekonomisini taşıdı. 1.3 milyar nüfusa sahip olmasına rağmen doğru düzgün tüketimi olmayan Çin yıllarca ürettiklerini ABD'ye sattı. Bir anlamda dünya, ABD'nin üretmeden tükettiği Çin'in ise tüketmeden ürettiği bir denge üzerine kuruluydu.
Toparlanmayılsonunda ABD ekonomisinde tüketime yönelik verilerin ne denli önemli olduğunu altarabilmek için bu kadar lafazanlık yaptık. Ocak ayında perakende satışları beklenenden çok daha iyi geldi. Uzmanlar, ekonominin can damarı olan perakende satışların son 7 ayda olduğu gibi Ocak ayında da daralmasını beklerken, perakende satışların beklentilerin aksine Ocak ayında yüzde 1 civarında artış gösterdiği görüldü. Son yazılarımızda ele aldığımız hizmetler sektörü verisi, uluslararası deniz ticaretindeki hafif kıpırdanma ve son olarak da dün gelen perakende satışlar ABD ekonomisinin daralmaya devam ettiğini ancak daralmanın derecesinde azalma başladığına işaret ediyor. Son haftalarda gelen ekonomik veriler ABD ekonomisinin bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren zayıf da olsa büyüme dönemine geçmesine yönelik beklentimizi desteklemekte. Hatırlayacaksınız, biz bu beklentimizle "küçük azınlık" içinde yer almaktayız. "Büyük çoğunluk" ABD'deki ilk canlanmanın halen 2010'un ilk çeyreğinde başlayacağını düşünmekte. "Büyük azınlık" ise ilk toparlanmanın 2011'e kadar sarkacağına inanıyor. Ancak son dönemdeki veriler bizim de içinde yer aldığımız "küçük azınlığın" beklentilerini, yani bu yılın üçüncü çeyreğinde ilk canlanmanın başlayacağı tezini destekliyor. ABD bu yılın üçüncü çeyreğinde kıpırdanmaya başlarsa, Türkiye ekonomisinin de yılın sonlarına doğru toparlanmaya başlaması beklenmeli. Sizi güncellemeye devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerdeki yazılarımızda kazandırabilecek yatırım stratejilerini yeniden ele almaya başlayacağız.