4 Hani şarkıda; "Dışarda deli dalgalar, gelir duvarları yalar" diyor ya... 4 İşte orada, kale cezaevindeyim. Ne cezaevi tam bir zindanmış burası....
Karadeniz gezimin bu durağı Sinop. Ama bugün kenti anlatmayı erteleyip başka bir hoşluk edeceğim. Sinop'u ünlendiren cezaevinden söz edeceğim. Çünkü adalete olduğu kadar sanata da kültüre de turizme de mimarlığa da hizmet vermiş bu cezaevi. Hani şarkıda; "Dışarda deli dalgalar, gelir duvarları yalar" diyor ya, hani orada yatan şair adam Sabahattin Ali böyle diyor ya şiirde, işte oradayım. Sinop'un kale cezaevinde. Ne cezaevi, adıyla sanıyla, şekli şemalı, yaşantısıyla Sinop zindanında. Dinleyin bakalım ne mene yermiş orası.
DİZİDEKİ O YER Şimdi atv'de "Parmaklıklar Ardında" dizisiyle görüyoruz oraları. Daha önce de Ferhan Şensoy'un Pardon filmi çekilmişti orada. Ama evveliyatı filmlere konu olacak kadar gerçek acılar, hüzünler, mertlikler, kahpelikler, zulümler, ölümler, idamlar, müebbetler ve yatıp çıkmış ünlülerle dolu. Bu ünlülerden Sebahattin Ali'yle başladık madem devam edelim. "Duvar" adlı öyküsünde diyor ki; "Uzun zamanlar deniz kenarında ve surlar içindeki bir hapishanede kaldım. Kalın duvarlara vuran suların sesi taş oralarda çınlar ve uzak yolculuklara çağırırdı. Tüylerinden sular damlayarak surların arkasında yükseliveren deniz kuşları demir parmaklıklara hayretle gözlerini kırparak bakarlar ve hemen uzaklaşırlardı."
SAYILI FIRTINALAR Pekçok ünlünün yattığı cezaevinin konuklarından biri de Refi Cevat Ulunay'dır. "Sayılı Fırtınalar" adlı romanında bir af sonucu Sinop Cezaevi'nden çıkanlara yer verip şöyle anlatır. "Memleketin ceza tarihinde ayrı bir ehemmiyeti haiz olan Sinop zindanı kalebendlerin ilk merhalesiydi. Burada sükunet bulmayanlar Bodrum Kalesi'ne, orada da azgınlığa devam edenler Payas'a sevk edilirdi... 1914-1918 harbinde bu kanlı katillerden bir alay teşkil edildi. Bütün zindanlar boşaltıldı ve içerdekiler, meşhur Sinop'ta bulunuyorduk. Mahkumların sevk edileceği haberi üzerine zindanın cümle kapısına biz de yığıldık..." 10 yıl Sinop Cezaevi'nde yatan Kerim Korcan "Linç" adlı romanında Arap Kadir'in onur mücadelesini anlatır. Zeyyat Selimoğlu ise "Kırık" adlı öyküsünde, toprak sorunu yüzünden komşusunu vurup hapse düşen Rizeli denizci Deli Tahsin'i tanıtır bize. Öykü, 10 yılını Sinop Cezaevi'nde geçirecek olan bir denizcinin psikolojisini yansıtmaktadır.