Bir gece rüyamda elime sarı yaldızlı bir kitap veriliyor ve bana "Bunu okuman gerekiyor" deniliyor. Uyandığımda kitabı nasıl bulacağımı düşündüm. Tam olarak ismini görememiştim. Tek bildiğim yeşil bir kapak üzerine sarı yaldızlar olduğuydu. Birkaç gün sonra komşumuz olan hasta bir bayana ev işlerinde yardımcı oluyordum. Akşamları işten sonra ona gidiyordum. Yine bu akşamların birinde yanıma gelip "Sana bir şey vermek istiyorum. Anne yadigarı, kabul edersen hediyem olsun" dedi. "Tabii" dedim. Sanırım benim için bir şeyler yaparak teşekkür etmek istiyordu. Bana eşarba sarılı olan bir şey uzattı. Açtığımda, bunun rüyamda bana verilen kitap olduğunu gördüm. Yeşil üzerine sarı yaldızlı bir Arapça bir Kur'anı Kerim. Teşekkür ederek aldım. Ertesi gün ilk işim Türkçe'sini alarak okumak oldu. Okudukça aydınlandım, okudukça gurur duydum. Şimdiye kadar kendi dinimi öğrenmediğim, araştırmadığım için üzüldüm. Bu gelişmeden sonra öğrendiğim en güzel şey, Tanrı'yla dost olmak oldu. Şimdi kişisel gelişim çalışmalarıma hem öğrenci hem öğretmen olarak devam ederken, okuduğum pek çok yabancı kaynaklı kitapta aslında bizden öğretiler olduğunu görüyorum. Üzüldüğüm ise kendi insanlarımızın sahip olduğu kaynakları göremiyor ve sahip çıkmıyor olması. İçimizdeki Yunus'u, Mevlana'yı harekete geçirmenin tam vakti! Yurtdışında NLP'nin kurucularının bizim tasavvuf bilgilerimizi araştırmaya başladıklarını, çok yakında eğitimlerinde bu konulara yer vereceklerini öğrendiğimde hem gurur duydum hem de bunu bizler yapmadığımız için üzüldüm. Eminim o eğitimlere katılacağız ve Amerika'yı yeni keşfetmişiz gibi ağzımız açık kalacak. Ben böyle durumlarda "İyi uykular" diyorum. Sevgive'Işık'la