
Yaşasaydı
80. doğum yıldönümünü kutlayacaktı bugün. Cılız nefesiyle pastanın üzerindeki mumları üflerken, kırışık yüzü, pamuk beyazı saçı sakalıyla görecektik onu. Ölüler hele de tez göçtüklerinde hep genç kalıyor.
Türk sinemanın efsane kralı Ayhan Işık da öyle oldu değil mi? Belleğimizde özenle taranmış briyantinli siyah saçlar, kaytan bıyıklar ve gülen gamzeli bir yüzün sahibi olarak kaldı hep.
TAHTI BOŞ "Peki Ayhan Işık büyük bir oyuncu muydu?" sorusuna işi bilenler farklı yanıt verir. Kimi;
"Ahım şahım değildi ama kamera çok severdi onun yüzünü" der. Kimi de
"Yönetmen nasıl isterse öyle oynardı. Bu bile çok önemlidir" diye konuşur. Önemli olan bunca yılın ardından hala yerini dolduran,
tacını tahtını alan birinin çıkmamış oluşu. Büyük oyunc ular, harika çocuklar, ağır jönler, usta aktörler var. Ama görüyoruz işte "
kral" yok. O zaman hep bir ağızdan seslenelim,
"İyi ki doğmuşsun kra lım, iyi ki doğmuşsun sevgili Ayhan Işık..."