Aklım senin peşine düştü düşeli benimle bütün ilişkisini kesti. Senden başka hiçbir şeyle ilgilenmiyor. Acıkıyorum anlamıyorum. Yoruluyorum dinlenmeye aklım yetmiyor. Çalışıyorum bir türlü olmuyor. Anlayacağın aklım senin hizmetine girdi gireli bende kiracı. Artık aklıma senden başka bir şey de takılmıyor. Elini nasıl tutacağımı düşünüyorum uzun uzadıya. Güneş tepemizde bizi yakarken, rüzgar çıkarsa üşürsün diye telaşa kapılıyorum. Hayattan tek kişilik hiçbir beklentim kalmadı. İyi mi kötü mü bilmiyorum ama bana iyi geldiği kesin. Aklım senin peşine düştü düşeli, yakın arkadaşlarımla birlikte olmaktan vazgeçtim. Nasıl buluşabilirim ki zaten, seninle ilgili olmayan hiçbir şeyi dinlemeye tahammülü yok aklımın. Sabahtan akşama kadar gözlerinin mavisinden, parmaklarının incecik zarafetine; her şeyini aklımda ölçüp biçiyorum aralıksız. Sonra uzun uzun listeler yapıyorum; sevdiğin çikolatalı pastaları, gitmeyi isteyebileceğin filmleri, dinlemekten hoşlanacağın şarkıları alt alta yazıp duruyorum. Tüm bunları yaparken telaşa kapılıyorum birden, şimdi gelir de, senden habersiz işler çevirdiğimi düşünürsün diye, hepsini param parça edip atıyorum. Kocaman yüreğin aklımı işgal edeli beri, en çok özgürlük nutukları atanlara kızıyorum. Bilmiyorlar ki sana esir düşmenin nasıl doyumsuz bir şey olduğunu. Bilmelerini de istemem doğrusu. Onlar özgürlük masallarıyla avuta dursunlar yalnızlıklarını, ben seni yaşamanın tadını çıkarayım. Sadece zamanla ilgili sıkıntılarım var, seninle birlikte olduğum bir saatle, gelmeni beklediğim bir saat arasında kesinlikle bir benzerlik yok. Güya akreple yelkovan bütün günü aynı hızla yürüyerek tüketirlermiş. Külliyen yalan! Bak yine lafa dalıp, gelişinle ilgili hazırlıkları unuttum gitti. Ah benim benden habersiz aklım, bir emir ver de ayaklarıma gidip bir gül alayım cananıma.