Göreme Peri bacaları ve vadileriyle Kapadokya'nın kalbidir Göreme. Bölgenin en önemli yeri olan Göreme, her mevsim ve günün her saatinde oluşan doğal ışık efektleriyle bambaşka güzellikler sergiliyor....
TAŞ, toprak ve hayat... Bu 3 kelimenin buluştuğu yer olan Göreme, Kapadokya bölgesinin en önemli yeri. Peri bacalarının içine saklanmış olan hayat, vadinin her yerinde insanoğlunun karşısına bambaşka şekilde çıkıyor. Nevşehir'e 10 kilometre uzaklıktaki Göreme, peri bacalarının içine yerleşmiş 2 bin nüfuslu bir kasaba. Söylenceye göre, Göreme adı yörenin insanı hayran bırakan doğasından geliyor. Burayı görenler, görmeyenlere, "Göre e mi!" demişler. Zamanla yörenin adı "Göreme" olarak kalmış. Gerçekten de Göreme'yi gezmeden Kapadok-ya gezilmiş sayılmaz..
YAZIN SERİN, KIŞIN ILIK GÖREME beldesi, peri bacalarıyla evlerin en çok iç içe girdiği yerlerden. Evlerin avlularından yükselen peri bacalarındaki oyuklar, bugün bile oda ve depo olarak kullanılıyor. Kayalara oyulmuş evlerin taşıdıkları en büyük özellik, yazları serin, kışları ise ılık olması. Göreme'ye yaklaşırken göreceğiniz birçok panoramik seyir noktasından birinde durup etrafı gözlemleyin. Sarp ve boz renkli vadilerdeki değişik figürlerdeki kaya şekilleri ve peri bacaları ile dolu yöre, insana her mevsim ve günün her saati bambaşka güzellikler sergiliyor. 11. Yüzyıl'da Müslüman Araplar'ın istilasından kaçan Anadolu Hristiyanları, savunma kolaylığına sahip Göreme bölgesine doğru toplanmaya başlamışlar. Kayaları oyarak evler, barınaklar ve kiliseler yapıp koloniler kurmuşlar. Bizans zamanında Göreme piskopos merkezi olmuş ve sadece rahiplere evsahipliği yapmış. Göreme'de 450 adet kilise olduğu tespit edilmiş.
KAT KAT İBADETHANELER BELDENİN vazgeçilmezi ve en fazla ziyaret edilen yeri ise Göreme Açık Hava Müzesi. Yöre halkı tarafından 1950 yılına kadar kullanılan alan, 1967 yılında müze olarak ziyarete açılmış. Müze girişinin hemen yanındaki Meryem Ana Kilisesi'ni gezmeden müzeye girmeyin. Müze alanında küçüklü, büyüklü çok sayıda kilise ile keşiş yemekhaneleri, mezar odaları, kiler ve mahzen yer alıyor. Manastır hayatının yaşandığı bu yerde 7. ve 12. Yüzyıl mimarisini yansıtan eserlere bolca rastlanır. Hazreti İsa'nın doğumunu, ölümünü ve mucizeleri anlatan freskoların bulunduğu kiliseler içinde en önemlileri, girişte hemen karşınıza gelen 4 kat halinde kayaya oyulmuş Kızlar Manastırı, Elmalı Kilisesi, Azize Barbara Kilisesi, Yılanlı kilisesi ve Çarıklı Kilisesi'dir.
SEYRE DALMANIN KEYFİ GÖREME'den Çavuşin'e doğru giderken göreceğiniz Kızılçukur Vadisi, özellikle akşam üzerleri çok etkileyici bir manzara sunuyor. Derin, kıvrımlı ve yamaçları kırmızı renkli vadiye akşam güneşi vuruyor, her dakika renkler değişiyor. Oturup seyre dalmak çok keyifli.