AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mir Dengir Fırat, 30 Mayıs 2006 tarihli Zaman gazetesinde çıkan Bekir Berat Özipek'in yazısının, AK Parti ile bazı çevreler arasındaki uyumsuzluğa çok doğru bir teşhis koyduğunu söylüyor. Özipek, seçkinlerin rahatsızlığını bir tasvirle açıklıyor: "Aslındabütünsorun,RecepveAbdullahgibikenarmahalleçocuklarının,DevletMahallesi'negelipdemahalleninparkındaDenizileOytunç'unoynadıklarıoyuncaklaratalipolmalarıylabaşladı.Kaçnesildiritibarlıailelerinoturduğuveçocukbahçesindensadeceonlarınçocuklarınınyararlandığıbumahalledekiseçkinyurttaşlarınağzınıntadıdaozamanbozuldu.Kendilerinimahalleninsahipleriolarakgörenler,yenidurumubirtürlükabullenemediler.1950'deDemokratPartiiktidarageldiğindedeaynıhuzursuzlukortayaçıkmıştı.Huzurubozanlar,sahipolduklarıayrıcalıklıkonumu,toplumungerikalanıylapaylaşmakzorundaolmadanyaşamayaalışmışbirzümreydi...Aslındauysaldırkenarınçocukları,geldikleriparkınonlarınbabalarınındavergisiyleyapıldığınıbilmezvebuyüzdenkendilerinihepyabancıhisseder,ötekiçocuklarıdaevsahibizannederler.Parktakiyerleriiğreti,boyunlarıeğiktirvesankihaklarıolmadığıhaldeoradaoynadıklarıduygusunutaşırlar.Seyretmekleyetinmeyip,aynıoyuncağatalipolduklarındaisekıyametkopar.Parktakihuzurvegüvenortamıbozulur,parkınbekçilerideonlarıdövüpparktankovar.Dövülenvekovulançocuklarneredehatayaptıklarınıbirtürlüanlayamazlar. 'İyi' olduklarınıkanıtlamakiçinuğraşırdururlar.Amadevletmahallesininsâkinionlarabirtürlüinanmaz.Çünküinanmamakzorundadır,inanırsapaylaşmayarazıolmakzorundadır.Buböylesürüpgider,acizkaldıklarınıkabuledipgidenveyasadeceseyretmekleyetinençocuklardanboşalanyere,sonrakigünlerdebaşkakenarçocuklarıgelir,aynıüzücüolaylaryenidenveyenidenyaşanır...Birilerionlara,suçlanmalarınınasılsebebininideolojikdeğilsınıfsalbirtemeledayandığını,DP'denAKParti'yeçevreyitemsiledenpartilerindüştükleritemelhatalardanbirininkendilerini 'rejimin sahipleri' ningözündetezkiyeetmeyeçalışmakolduğunu,bunuyapmayaçalışırken,içinegirdikleriyolunçıkmazsokakolduğunuvetekçıkışındemokratikleşmedekararlılıkolduğunuanlatmalı."
***
Berat Özipek, 1950'den beri kenar mahalle çocuklarının sevilmediğini söylüyor ama, "Kasımpaşalı" Tayyip, "Toprakağası" Menderes'e göre, seçkin zümreye çok daha "yabancı"; tam anlamıyla "öteki" Evet Demokrat Parti, çevreyi temsil ediyordu. Kılık kıyafeti düzgün olmadığı için köylülerin Atatürk Bulvarı'ndan geçmesini engelleyen vali Nevzat Tandoğan zihniyetine son vermişti. Ama lider zümresi (Köprülü, Menderes, Koraltan, Bayar) CHP içinden çıkmıştı; seçkinler grubuna mensubiyetlerini tartışmak mümkün değildi. Meselâ Fatin Rüştü Zorlu, tam bir aristokrattı. Zengin mahallesine dışardan gelen Abdullah'a benzemezdi. O, zengin mahallenin çocuğu idi. Bunları, bugünkü iktidarın işinin çok zor olduğunu hatırlatmak için yazıyorum. Çünkü, Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül'ün partisi, Demokrat Parti gibi çevreyi temsil etmekle birlikte, kendileri de "çevre" den çıkan kişiler. Hem de çok aykırı bir çevreden. Berat Özipek'in yazısının başlığına tamamen katılıyorum. Zengin mahallesinde "Kenarmahalleçocuklarıhiçsevilmedi" Sadece onlara şimdilik katlanıyorlar. Huzursuzluğun bir bölümü de, "Acabadahauzunsürekatlanmakzorundakalırmıyız?" endişesinden kaynaklanıyor.