Beşiktaş'a akıl sır erdirmek gerçekten çok zor. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz birbirinden ne kadar ayrı ve zıtsa bu takımın sergilediği performans da birbirinden o kadar zıt. Ligde geçen hafta kendi sahasında karşılaştığı Trabzonspor'u adeta sahadan silen, gol bulamayan Siyah-Beyazlılar'dan herkes Gaziantep maçına fırtına gibi başlamasını, hatta daha ilk yarıda farka koşmasını bekliyordu. Bordo-Mavili takım karşısında ortaya konulan futbol, bu beklentilerin en önemli nedeniydi kuşkusuz. Ne var ki karşılaşmaya beklentilerin çok çok ötesinde başladılar... İlk 45 dakika boyunca daha etkili olan ve tehlikeli pozisyonlar bulan taraf ev sahibi Gaziantepspor'du. KırmızıSiyahlı oyuncular gol yollarında biraz daha bitirici olabilseler, skoru lehlerine çevirmeleri işten bile değildi. İlk yarı bittiğinde, takımlar soyunma odasına girip, izleyenler çay molası verdiğinde, Beşiktaşlılar'ın büyük bir çoğunluğunun bu oyunla puan kaybının kaçınılmaz olacağını, dolayısıyla da şampiyonluk yarışına şimdiden havlu atılacağını düşündüklerini söylesek sanırım çok da abartmış olmayız. Ama yazımızın başında da belirttiğimiz gibi bir garip takım şu Beşiktaş... İkinci yarı sahaya çıkan takımda oyuncular aynıydı, ama sergilenen oyun yine çok farklıydı. İlk yarının aksine topa basan, rakibini boğan, golü düşünen bir SiyahBeyazlı takım vardı sahada... Bu durum çok geçmeden meyvesini de verdi. 48. dakikada kazanılan köşe vuruşunu Tello ortaladı, Nobre Gaziantep kalecisi Murat Şahin'den önce davranarak meşin yuvarlağı kafayla ağlara gönderdi. Daha 3 dakika geçmişken, ilk golde ortayı yapan Şilili Tello, bu sefer ceza sahası dışından yaptığı etkili vuruşla takımını 2 farklı üstünlüğe taşıdı. İlk yarının belki de en etkisiz iki oyuncusu Nobre ve Tello 3 dakikada Gaziantep'i bitiren futbolcular oldu. Skorun da etkisiyle kalan dakikaları stressiz atlatan Beşiktaş 3. golü de zorlanmadan buldu.